banner76

AMAÇ, AYDIN TARMINI VE DOĞASINI BİTİRMEK Mİ?

Resmi gazetede yayınlanan kararla 6 Ağustosta Aydın genelinde jeotermal kaynak kullanılarak 64’ü JES olmak üzere 110 tesis yapılması için ihaleye çıkılmıştı. Kent genelinde kurulu 35 jeotermal santralın doğaya ve Büyük Menderes Nehrine verdiği zarar ortadan kaldırılmadan zarar büyüsün diye mi yeni alanlar ihaleye çıkarıldı anlayamadım?

Önceden kurulan santralların doğaya verdiği zararların giderilmesi için herhangi bir çalışma yapılmadan yeni santralların ve jeotermal tesislerin kurulması Aydın’ın doğasını ve tarımını tamamen yok etme çabası olarak değerlendirilmelidir. Bunun mantıklı başka bir açıklaması yoktur.

Aydın halkı, sivil toplum örgütleri, odalar, çevre dernekleri yasal yollardan ihalenin iptali için dava açmış, diğer yandan ihalenin idare tarafından iptali için basın açıklamaları, protesto gösterileri yapılmış, ihalenin yapılacağı yerde nöbet tutulmuştur.  İhaleye katılan olmadığından, ihale konusu alanlardan birisi AYTER, diğerleri YİKOB üzerinde kalmıştır… İleride tekrar ihaleye çıkarılabilecektir.

Yılda üç çeşit tarım ürünü elde edilebilen toprak ve iklim yapısına sahip Aydın’ın verimli topraklarında sera kurulacağı, topraksız tarım yapılacağı, muz üretileceği, tarımsal sulamanın jeotermal akışkan soğutularak sağlanacağı gibi hayalî ve ilim dışı proje ve anketlerle halk yanıltılmaya çalışılıyor. Halkın cevaplaması istenen anket soruları bile; yetkililerin jeotermal suyun içinde hangi maddelerin bulunduğunu bilmediklerini gösteriyor...

Seçilmiş bazı kişilere gönderdikleri anket formlarında 35 santralın verdiği zararların nasıl giderileceğine dair tek kelime bulunmazken, yeni açılacak tesislerde Hidrojensülfür dâhil yoğuşmayan gazların bertaraf edileceği, reenjeksiyonun mutlaka sağlanacağı belirtiliyor…

Anket formunda sorulan sorular ve önerilen çözümlerden anlaşıldığı kadarı ile doğa kirletilmeden de santral kurulması mümkünmüş? Öyleyse bu güne kadar kurulan santrallarda neden yapılmadı ve yapılmıyor? Germencik Elengüllü mahallesindeki tarım toprakları neden yok edildi? Aydın’ın doğusunda ve batısında bulunan zeytin ve incir bahçeleri neden kurudu? Bu sorulara cevap veremeyen yetkililer, yeni kuyular ve tesisiler kurulması için ihale açıyor!

Aydın halkı yeni Jeotermal santraller ve jeotermal tesisler kurulmasını, yeni kuyular açılmasını istemiyor. Jeotermalin yarattığı çevre kirliliğini bilen, gören ve önlem alması gereken sorumlulardan bir yetkili, yeni tesislerin yapılması, yeni Jeotermal kuyularının açılması ile Aydın’da yaklaşık 100 bin dönüm arazide tarım yapılamayacağını söylüyor. Bu yetkili Efeler Ziraat Odası başkanı Sayın Mehmet Kendirlioğlu ’dur.

Kendisiyle yapılan söyleşide  “Bizim Aydın’daki üreticinin yani 125 bin üreticimiz Aydın halkıyla beraber tamamı yeni santrallerin yapılmasına hayır diyecektir. Bundan yüzde yüz eminim. Bu sıkıntımızı Valimiz Yavuz Selim Köşger ile de görüştük. Bu kuyuların santral çalıştırmaya uygun olmadığı sadece seracılıkta kullanılacağı ifade edildi. Biz bu sahaların seracılıkta kullanılmaya uygun olmadığını da bildirdik. Tabi Jeotermal enerjinin seracılıkta avantaj sağlayan bir durum olduğunu biliyoruz. Bunun içinde Aydın ilinde daha uygun yerlerin bulunduğunu aktardık.” Demiştir. (1)

Sayın başkanın şunu bilmesini istiyorum. Daha uygun bir arazi bulunsun deniyor ya, Aydın’da Jes kurulacak başka bir arazi yok! Neden yok? Sondaj çalışmaları ve santral kurumu nereye yapılırsa yapılsın, hâkim rüzgârların taşıyacağı zararlı gazlar, sadece Aydın topraklarını değil, Denizli, İzmir, Muğla ve Uşak illeri topraklarının tamamını etkileyecek ve doğaya zarar verecektir.

Anlattığım etkileme ve kirletme olayı Avrupa’da aynen yaşanmaktadır. Sanayi Ülkesi Almanya’da Atmosfere salınan zararlı gazlar, sanayi tesisi yok denecek kadar az olan Baltık ve İskandinav ülkelerinde asit yağmuruna dönüşmekte, bu ülkelere asit yağmuru olarak düşmekte ve doğaya zarar vermektedir…

Bir bölgede maden işletmesi, jeotermal santral ve benzeri kurulmadan önce doğaya vereceği zararlar, kurulması halinde yok edeceği tarımsal değerler ve etkileyeceği nüfus iyice araştırılmalı, bilim insanlarının önerileri dikkate alınmalıdır. Ben yaptım oldu mantığı ile hareket etmek Aydın’ın tarımını bitirmek demektir…

KAYNAK:

1-2 Ağustos 2019 tarihinde Ziraat Odası Başkanının Manşet gazetesinde yayınlanan ve İHA’ ya verdiği demeç.

YORUM EKLE
YORUMLAR
İsmet Bozkurt
İsmet Bozkurt - 2 gün Önce

Zjeotermal enerjinin zararları konusunda yüzlerce toplantı ,yüzlerce protesto ,binlerce bildiri yayınlanmasına karşın yetkililerin ısrarla yeni tesisler kurma yeni kuyular açma iştahları yüksek rant sebebindendir.Bu gün kâr olarak düşünülen bu işletmeler yarınlarımızın karartılması tarımsal faaliyetlerin sonlandırılması,topraklarımızın ,suyumuz ve havamızın kirletilmesi anlamına gelmektedir. İlimizde hızla artan ölümcül kanser vakaları bunun somut örneğidir. Çağdaş ,gelişmiş ülkelerde birincil öncelik insan sağlığıdır .Hiç bir rant insan ve doğa sağlığından önce geçmemelidir. Bu vebal jeotermal ve zararlarına görmezden gelenlerin üzerine olacaktır .Tüm yetkililerin dikkatine...