ÖĞREN...

Bu haftaki yazıma Oktay Gürsoy’un kelimeleri ile başlamak istiyorum.   Mira gayrimenkul olarak bu yazıları sizlerle paylaşmaktan gurur duyuyoruz.

Sevdikçe varlığının kâinatla toplandığını görürsün.

Sevince, kendini kendinden öte taşırsın.

Sevince kalbine yeni ve sonsuz kanatlar takarsın.

Sevince, mavi bir deniz olur kalbin; hiç bilmediğin kıyılara varırsın.

Bağışlamayı öğren:

Bağışladıkça dostlarının sayısını onla çarpmış olursun.

Bağışlamak kalbinin yükünü azaltır.

Bağışlayınca, kalbine batan dikenler güle döner.

Bağışlayınca önce kendini bağışlamış gibi olursun, nefretin ve kinin yükünü omzundan atarsın.

Pişmanlık duymaktan korkma:

Pişmanlığını itiraf ettikçe hatalarının küçük, anlaşılır ve bağışlanabilir parçalara bölebildiğini görürsün.

Pişmanlık sancısını göze aldığın sürece, hatadan dönmenin lezzetini de yaşamaya başlarsın.

Pişmanlık içtenliğin sınamasıdır.

İçtenliği olmayanlar pişman olamazlar.

Pişman olmayanlar içtenlik kazanamazlar.

Hatırlamayı öğren:

Hatırladıkça, sevgilerinin karekökünü bulup, onlardan hüznü çıkardığını fark edersin.

Hele de çocukluğunu çok hatırla ki, hiç endişesiz mutlu olduğun anları yeniden yaşa.

Mutlu olmayı beceremeyen biz büyüklere içimizdeki çocuk mutluluğun sadelik ve hırsızlıkla ilgili olduğunu fısıldar.

Dur ve dinle çocuğunu.

Değer vermesini öğren:

Değer verdikçe sevgilerin küpünü bulup, onları mutlulukla çarpabildiğini görürsün.

Değer vermeden geçirdiğin günün güneşi hiç doğmamış gibidir.

Değerini bilmediğin eşyaya hiç sahip olmamış gibisindir.

Değerini bilmediğin dostların sana göre hiç yaşamamış gibidir.

Değer vermesini öğrendiğinde, hayatın sahileştiğini fark edersin.

Daha yavaş yürürsün ama adımlarını yere sıkı basarsın.

İltifat etmesini öğren:

İltifat ettikçe, insanlarla arandaki en kısa mesafenin bir tebessümün resmettiği eğri bir çizgi olduğunu görürsün.

İltifat etmek yalan konuşmak demek değildir.

İltifat, muhatabının görmek istediğin yere ulaşması ve oradan öte geçmesi için temennide bulunmaktır.

Özür dilemesini öğren:

Özür diledikçe nefretin ve öfkenin sonsuza bölündüğünü, böylece dargınlıkların limit sıfıra giderken yok olduğunu fark edersin.

Aşktan korkma:

Böylece bir üçgenin iç açılarının toplamının 180 dereceyi aşıp, bütün yamukları kendi içinde barındırabildiğini görürsün.

Aşk pürüzleri yok eder; dikenleri gül eder, acıları haz eyler.

Her gün yeniden uyan:

Uyanmayı sadece gözünü açmak olarak bilen için, bir şafak vakti ne kadar da sıradandır.

Haydi, aç gözlerini…

Aç gönlünü…

Şimdi ve burada var olduğunu fark et.

Var edildiğini fark et.

Buraya, bu sabaha bir insan olarak gönderildiğini bil.

Bu sabahın senin için, sana özel olarak yaratıldığını fark et.

Uyan…

Güneş senin için doğuyor… Oktay Gürsoy Nasıl da güzel bir anlatım, akıcılık ve gerçekler bir çırpıda özetlenmiş.   Değerli  okuyucular   bu  hayatta  mutlu  olmak  istiyorsanız   verin   ....vermeyi  yardımlaşmayı   öğrenin  bencil olmayın  bana ne  demeyin, bir  yaşlıya  bir  çocuğa   dokunmak    bu  kadar  zor  mu?   Burada ne için olduğunuzun farkına varın.    Her zaman söylüyoruz toplum artık bozuldu.   Peki niye bozulduk buna sebep nedir?   Parasızlık mı? Varlık içinde olup ta yaşamayı bilememek mi?   insanları mutsuzluğa iten nedir?   Bir düşünün;  dünyaya bakış açınızı değiştirirseniz oda sizi değiştirir.   Lakin bir çırpıda olmayacaktır tabii.  Önce insan olarak ahlak değerlerini iyi bilmemiz gerekir.   Kişinin hak ve özgürlüklerine saygı duymak gerekir.   Empati yapmayı bilmek size hayat ta yol aldırır.

Değer görmek istiyorsanız, önce siz insanlara değer vereceksiniz.   Saygı istiyorsanız önce saygınızı siz belirleyeceksiniz.   Sevgi vermedikçe size gelmez. Önce kendinizi seveceksiniz.   Hatalarınızı kabul edip yüzleşeceksiniz.  Egonuzu tavan yapmayacaksınız.   Her insan eşit doğar.  İnsanları farklı kılan yapıları ve kendi meziyetleridir.  Bunlarda   yaşamın  içinde  öğrenilir..   Kimsenin kimseye üstünlüğü yoktur.  Fazlalığı yoktur.   Herkes birdir.   Bunu unutmayalım...  Bir insan bir yerlere çabaları ile gelir.   Öğretilerini öğrenerek gelir.   Hangi dikenli yollardan geçtiğini bilmeden o kişi hakkında, olumlu olumsuz yorumlar yapılmamalıdır.    Hayat gerçekte çok kısadır.   Bir geçen gününüzü sadece çalışarak değil, günü sevdiklerinizle paylaşarak geçirmeyi unutmayın.   Çünkü geçen zamanın telafisi yoktur.  Geleceğinde garantisi yoktur.  

Gün bu gündür. 

Yaşam bu gündür.   

FARKINA VARIN...

SEVGİ İLE KALIN

YORUM EKLE