8 Mart Anma Günü Mü? Yoksa Kutlama Günü Mü?

Takvimlerin 8 Mart’ı göstermesine saatler kala bu günün bir anma günü mü yoksa bir kutlama günü mü olduğu sorusu beynimi meşgul eder oldu. Sanki ilk kez sekiz martı yaşıyorum. Beni etkileyen gündemden düşmeyen kadın cinayetleri, şiddet,  mobbing uygulama, çocuk gelinler, tacizler mi? Onlar kadın değil mi? O zaman bilboardlarda neden “Dünya kadınlar günü, Dünya Emekçi Kadınlar günü kutlu olsun yazıyor ?”Bu günü neden kutluyoruz? sorular sorular…

Birleşmiş Milletler 8 martı; “ İnsan hakları temelinde kadınların sosyal ve siyasi bilincinin geliştirilmesi, kadınların ekonomik, sosyal ve siyasi başarılarının kutlanması için ayrılan gün” olarak tanımlıyor. Bu tanıma göre başarılı, mücadele eden tüm kadınlar için kutlama yapılması çok normal. Ancak geçmişte sekiz marta gölge düşüren öyle olaylar var ki… Bu kutlamanın anma olması gerektiğini düşündürüyor.  “Neymiş bu leke“ diye soracak olursanız geçmişten günümüze sekiz martın tarihlerine bakmak lazım.

Yıl:  8. Mart. 1857: New York’lu kadın tekstil işçileri şehrin zengin semtlerine doğru büyük bir yürüyüş düzenlerler. Pankartlarında; daha iyi çalışma koşulları, on saatlik iş gücü, eşit haklar, daha iyi çalışma koşulları yazılıdır. Ne yazık ki kadınların bu yürüyüşü polis tarafından şiddet kullanılarak engellenir. Olay örtbast edilir ta ki 8. Mart. 1908 yılına kadar.

Yıl 1908: Yer yine New York. 40.000tekstil işçisi kadının katıldığı 8 Mart eyleminde; 1857 yılında şiddete uğrayan kadınlar anılırken o günkü taleplere, kadınlara oy hakkı ile çocuk emeğine son verilmesi de eklenmişti.

1910 yılında Clara Zetkin Sosyalist Kadın Enternasyonalinde 8 Martın “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak kabul edilmesi önerisinde bulunur. Ve bu öneri Kabul edilir.

1911 yılında ilk 8 Mart gösterileri Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de gerçekleştirilir. Gösteriler üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra, New York’ta ünlü 25 Mart yangını gerçekleşir. Bir fabrika patronu, kadın çalışanlarını “çalışma” bahanesiyle zorla fabrikaya sokar. Fabrikada yangın çıkar ve kadın işçiler yanarak can verir. 8 Mart’ın kara lekesi olarak tarihe geçer.  1960 yıllarının sonunda Amerika Birleşik Devletlerinde güçlü bir şekilde 8 Mart gündeme gelince, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 16 aralık 1977 tarihinde 8 martın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılması kabul edilir. Ancak Birleşmiş Milletlerin sitesinde günün tarihine ilişkin bölümde kutlamanın New York’ta ölen işçilerin anısına yapıldığı yazılmaz. Kadınların bilinçlendiği gün olarak kayda geçer.

Türkiye'de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü”
olarak kutlanmaya başlar. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın ve yığınsal olarak kutlanır, kapalı mekanlardan sokaklara taşınır.1980de pasif olarak kalır. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Kadınlar Günü" kutlanmaları hız kazanır. Bu arada 5 Aralık 1934 yılını atladığımı sanmayın. Türk kadınını dünya kadınlarından daha önde kılan bir imza o tarihte atılır. Türk kadınına 1930 yılında Belediye, 1933 yılında muhtarlık ve Büyük önderimiz Atatürk’ün isteğiyle 5 Aralık 1934 yılında kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilir. Ayrıca kızların okutulması için kız liselerinin hayata geçirmesi, Tarihçi Afet İnan, ilk kadın pilotumuz Sabiha Gökçen’ ve birçok meslekte kadınların yetiştirilmesi, kadın erkek eşitliği dünyaya örnek olmuş haklardır.

8 Mart’ta “Dünya Emekçi Kadınlarını” ananlar da var, Dünya Kadınlar Gününü kutlayan da var. Sonuçta tüm kadınların birleştiği tek nokta var ki o da: Cinsiyet ayrımı olmadan birey olarak kabul görmek.

Kaynak:Vikipedi  

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mualla Madran
Mualla Madran - 4 ay Önce

Anma Günu olmalı