Yalan; insanlara bilerek, yanlış olduğu bilinen bir bilginin doğruymuş gibi iletilmesi, birine zarar verme amacıyla bir başkasını açıkça yanıltma girişimidir. Niyetli ve bilinçli bir şekilde gerçek değiştirilir ya da çarpıtılır. Gerçek, hakikat ve doğru kelimeleriyle zıt anlamlıdır!
Öyle yalanlar vardır ki milyonlarca insanın hayatını kurtarır. Öyle yalanlar vardır ki milyonlarca insanın hayatını karartır. Ve öyle yalanlar vardır ki Harun olursun ama öyle yalanlar vardır ki rezil olursun!
Dr. Paul Joseph Goebbels. Çeşitli propagandalarla asıl düşünceleri ustalıkla kamufle edebilme yeteneğini kullanarak, bütün insanları kandırma ve uyutma tekniğini, yani “Büyük Yalan Teorisini” bütün dünyaya ‘’MÜKEMMEL’’ bir şekilde tanıtmıştır!
Yalanın renkleri içinde siz hangisini tercih edersiniz? Beyaz, pembe, pembemsi, toz pembesi!
Her ne kadar yalanı normalleştirmeye ve masumlaştırmaya çalışsak da yalan yalandır!
Ortada bir yalan varsa, o yalanı uyduran bir yalancı da vardır!
Etikte, yol gösterici ahlakı, ilke olarak rasyonel ve etik egoizmi savunan felsefeci Ayn Rand yalancıyı; ‘’Hile yapan, yalan söyleyen, ama görünüşte saygınmış gibi davranan adam. O aslında kendisinin namussuz olduğunu biliyor, ama başkaları onu namuslu sandığı için, çevreden bir saygı topluyor, oradan kendine elden düşme bir öz saygı çıkarıyor.’’ Şeklinde tanımlar!
Yalan iki kişinin eseridir: biri söyler, diğeri inanır. En çirkin yalan, çocuğa ve halka söylenen yalandır. Çünkü her ikisi de kolay kanar. Yalanın dostu, gerçeğin düşmanı çoktur. Bu nedenle doğru söyleyeni dokuz köyden kovalar. Bazı toplum ve topluluklarda yalan ve ikiyüzlülük el üstünde tutulur. Bu tür toplumlarda dürüstlükten yana olanlar günah keçisi ilan edilir.
İnsanları yalan söylerken dinlemeyi severim ben. Eğlencelidir! Olmak istedikleri ama olamadıkları kişiyi anlatırlar aslında. Güvensizdirler. Reddedilmekten, terk edilmekten ve eleştirilmekten korkarlar. Olumsuz özelliklerini saklamak için yalana başvururlar. Yalanı, bir kişiyi değersizleştirmek ya da kendi sahtekarlığını başkasına yansıtarak gizlemek için söylerler. Onları yalan söylemeye iten en önemli sebebin başında; yalan söylemenin, diğer güç kazanma yöntemlerine kıyasla çok daha kolay olması yatar. Bu durum bir çeşit saldırganlık ve sadizm olarak değerlendirilir.
Günah işlemenin birçok araçları vardır. Fakat yalan, söyleyenler için bunların hepsine uygun olan saptır. Yıkmak düzeltmekten ne kadar kolaysa, yalan söylemenin de ispatlamaktan daha kolay olduğunu bilirler. Bir yalanı kırk doğruya saklarlar.
‘’Gerçek, ayakkabılarını giymeden yalan dünyayı üç kez dolaşır.’’ deseler de. Yalan dört nala gider. Hakikat ise adım adım yürür, fakat yine de vaktinde yetişir!
Yalancının cezası, kendisine inanılması değil, onun kimseye inanmamasıdır!
Psikologlar yalan söylemenin altında pek çok neden sıralıyor. Bunların en başında benlik saygısını korumanın gerekliliği, avantaj sağlamak, cezadan ve çatışmadan kaçınma isteği ve başkalarını kendi çıkarlarına uygun şekilde davranmaları için manipüle etme arzusu geliyor.
Yalan söylemeyle ilgili psikolojik süreçler hakkındaki güncel kanıya göre gerçeği söylemek yalan söylemekten daha kolay ve yalan söylemek için daha fazla bilişsel kaynak gerekiyor. Bir yalan söyleme sürecini düşünelim: öncelikle gerçeği bilmeli, gerçeğin farkında olmalıyız. Böylece tutarlı, makul bir yalan senaryosu mümkün olabilir. Bu arada dinleyicinin tepkilerini de doğru değerlendirmek gerekiyor ki gerektiğinde senaryoya ustaca uygun uyarlamalar yapılabilsin.
Patolojik yalancılık (mitomani), bireyin yalan söylemeyi alışkanlık hâline getirerek hastalık derecesinde olan kronik bir davranıştır. Normal insanlar yalan söylediklerinde utanç ve suçluluk duyabilirler ancak mitomanlarda böyle bir durum yoktur. Çoğu zaman çok güzel ve etkileyici fantastik yalanlar söylerler. Yalan söyleyerek kendilerini önemli bir insan veya kahraman gibi gösterirler. Çoğu zaman kendi yalanlarına inanırlar. Eski yalanlarını desteklemek için sürekli yeni yalanlar uydururlar.
Genellikle altta yatan nedenin derinlemesine incelenmesi, uygun bir terapistten yardım alınarak bireyin tedavi edilmesi için ciddi çalışmalar yapılması gerekir. Patolojik yalanları kontrol etmek için gerçeğe değer veren insanlarla zaman geçirmenin ve gerçeği duymayı tercih eden ve sizi gerçeği anlatmaya teşvik eden arkadaşlara sahip olmak gerçekten motive edici bir durumdur.
Yalanın psikolojik etkileri, aldatılan kişi açısından yanlış bilgi edinmeye neden olduğundan kişilerin hayatlarını etkileyecek biçimde doğru olmayan kararlar verilmesine sebep olabilir. Bu da yıkıcı olaylarla sonuçlanabilir. Yanı sıra, aldatmanın bizzat yalan söyleyen kişiye de kötü etkileri vardır. Kişiler yalan söyleyerek kendi otantik gelişimlerini bozar, kendi gerçeklerini değiştirerek, gerçek kendiliklerini yok ederler. Burada kişinin söylediği yalanlar kendisiyle ilişkili yetersiz gördüğü alanlarla başa çıkabilmede kısa süreli de olsa rahatlama ve hoşnutluk hissi yaratabilir. Fakat bu aldatıcıdır. Altında yatan güdü her ne olursa olsun, yalan söyleyen kişi gerçeği söyleme gücü ve güvenini kendinde bulamaz.
Yakaladığınız yalanın arasında, o yalandan sıyrılıp, karşıdaki insana; “sen yalancısın.” Demek o kadar zor gelir ki. Yalanın uyandırdığı hissizlik, o anı yaşamış olmanın verdiği şaşkınlık! Söylesen ne değişecek? Yalancıya, ‘’sen yalancısın’’ demek neyi değiştirir o an?
Yalancıya “Neden yalan söyledin?” diye sormak yeni bir yalana davetiye mi çıkarır?
Yalan söyleyen insan zaten gözden düşmüyor mu? Berbat bir durum.
Ziyadesiyle kolay olan, vasat bir eylemdir aslında bu. Yalancı yalan söylemekten utanmıyorsa, ona bunu söylerken mi utanacağız? Günümüzün en büyük problemi, yalancıyı değil, yalancıya ‘’yalancı’’ diyenin linç edilmesi. İnsanlar “linç yerim” korkusuyla aklından geçen hiçbir şeyi söyleyemez oldu. Korkmayın, söyleyin her şeyi. Yalancı azınlık aslında!
Yalanını bildiğiniz halde tepki vermiyor ya da ilişkinizi kesmiyorsanız, o yalana ortak olmuşsunuz demektir. Yalancının kafası rahatlar ve yalanlarına devam eder. Size de saygısı kalmaz!
‘’Ben kimsenin arkasından konuşmam, yüzüne söylerim.’’ diye başlıyorsa bir cümle, bilin ki kesinlikle arkasından konuşuyordur!
Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış. Ardıcın közü olmaz, yalancının sözü olmaz. Unutmayın; ‘’Yalancılık, bozuk para gibidir. Uzun süre geçindirmez.’’
Sevgi ve sağlıcakla kalın dostlar.
Turan Sandıkcı 10 Ay Önce
Ellerine,yüreğine sağlık Metin.????????????????❤️????
Muzo 10 Ay Önce
Tespitlerin doğru eline sağlık dostum
Meral Uğur 9 Ay Önce
Yalancının mumu yatsıya kadar yanar derler. MaşAllah yalan doğruyu bile yalana sürükleyebilir. Günümüzün vazgeçilmesi YALAN DOLAN. GERÇEĞİ VE DÜRÜST OLMAYI ÖZLER OLDUK.