XXI. yüzyılda teknoloji çok hızlı gelişti, gezegenler komşu kapısı oldu. İnsan, terlemeden, hak etmeden para kazanmaya, refah ve bolluk içinde yaşamaya alıştı. Alışkanlıklarından öyle kolay vazgeçme niyetinde değil! Türk halkı geçmişini, geçmişte ne acılar çektiğini hatırlamaz, tarihini öğrenmek istemez…
Türk Ulusu bu günkü çağdaş yaşantısını, eşit yurttaş oluşunu, istediği okulda eğitim görmesini laik Cumhuriyete borçludur. Türkiye Cumhuriyeti, “Gelişmiş, kalkınmış, bağımsız, laik, özgür, hukuka inanmış çağdaş bir devlet.” (1) Oluşunu Atatürk’e borçludur…
Çağdaş bir devleti bütün kurumlarıyla yaşatmak; üniter, eşit bireylere sahip devlet yapısını korumak, bilime inanmaktan, özgürlükten, eşitlikten, laiklikten ödün vermeden hukukun üstünlüğünü kabul etmekten geçer...
Türkiye Cumhuriyeti bunu başarmıştır. Nasıl mı?
Anadolu köylüsü, Türkiye Cumhuriyeti ilan edilmeden önce: “Osmanlı Padişahının gözünde hiç bir hakka ve özgürlüğe sahip değildi. Kayıtsız şartsız padişaha tabi olmak, çalışmak, üretmek, çağrıldığı zaman askere gitmek, gayrimüslimse dinini değiştirmemek, Müslüman’sa Sünni olmak zorundaydı. (2)
Cumhuriyet, her şeyden önce insanları eşit ve özgür vatandaş yaptı. Osmanlı’da okullar, öncelikle seçkinlerin çocuklarına açıktı. Halktan, özellikle köylü çocuklarının okuması, Tanzimat Fermanına kadar hemen hemen olanaksızdı…
Tanzimat öncesi, köylü çocukları okutulmadı, cahil bırakıldı. “köylü çocuklarının okuması Sipahinin iki dudağı arasındaydı. “ (3) Her isteyen köylü çocuğu okula gidemez, tahsil göremezdi…
Cumhuriyet öncesi okuryazar oranı %8-10 iken, “”1927 tarihli nüfus sayımında, Arap harfleri ile okuma yazma oranının erkeklerde % 17,42, kadınlarda % 4,63 tür. Toplam nüfus içerisindeki okuryazar oranı % 10,58 olarak saptanmıştır.” (4)
Harf devriminden sonra okuma yazma oranı hızla artmaya başladı, Köy Enstitülerinin kurulması ve ilk mezunlarını vermesinden sonra daha da arttı. “1965 yılında toplamda %48. 7 ye, 1975 yılında % 61. 6 ya yükseldi. (5)
Cumhuriyet, kişiler arasındaki ayrımı kaldırdı, yasa önünde eşitlik kuralını getirdi. Türk köylüsünü milletin efendisi yaptı, köylü çocuklarının okumasını sağladı, Türk Ulusunu çağdaş ulusların arasındaki yerini almasını sağladı…
Okuma, araştırma, sorgulama gibi bir derdi olmayan halkımızın, anlatmaya çalıştığım bu gerçekleri iyi anlaması ve unutmaması, nereden geldiğini bilmesi gerekir…
Türk Halkı, Cumhuriyet sayesinde insan olmasından kaynaklanan ve doğuştan gelen haklarına kavuştu, okudu. İşte bu nedenlerle Cumhuriyete ve Mustafa Kemal Atatürk’e borçludur…
Türk Halkı, bu günkü çağdaş yaşantısını borçlu olduğu; Cumhuriyete, Mustafa Kemal Atatürk’e, Atatürk Devrimlerine sahip çıkmalı ve korumadır…
KAYNAK:
1-M. Tevfik Kızgınkaya, Aklın Yolu-Cumhuriyet. S. 19
2-Erdoğan Aydın, Osmanlı Gerçeği “Nizam-ı Âlem” in Gayrı Resmi Tarihi S. 276.
3-Bezmi Nusret Kaygusuz, Şeyh Bedreddin Simaveni. S. 75
4-https://www.dunyabulteni.net/t-genel/osmanlida-okuryazar-orani-kacti-h466227.html
5-Emre Kongar, Türkiye’nin toplumsal yapısı. 3. Bası S. 374

