BABAM, SARI HAKİM…

Yıl 1915

Eylül’ün ilk haftası.

Sıcak mı, sıcak bir gün.

Suyun öte yakası.

Bizimkilerin deyişi ile Grebene,

Onları değişi ile Grevena,

Gublar köyünde sevinç yaşanıyor.

Sarı, saprarı bir çocuk,

Çakmak gibi gözleri var…

Dede Rakip’in oğlu,

Fatma’dan doğma,

ŞEMSETTİN,

Karasulu’ların deyişi ile

SARI HAKİM”,

Aydınlı’ların deyişi ile

KOCA REİS” doğuyor…

      *  *  *

Yaşasaydı,

Bugün

Yüzüncü doğum gününü

Kutlayacaktık…

45 yıl oldu.

Sonsuzluğa uğurlayalı.

Sevgili anneciğim ile birlikte

Işıklar içinde yat…

BABAM.

BABACIĞIM.

SARI HAKİMİM.

KOCA REİSİM…

      *  *  *

Bir yanda sevinç;

Diğer yanda hüzün.

İkisini bir arada yaşadığım ay,

EYLÜL AYI...

      *  *  *

Eylülün dördünde doğmuşum.
22 yaşıma değin en sevdiğim aydı,
EYLÜL AYI. . .

      *  *  *

Büyük acılar, üzüntüler yaşadım.
1974 yılından beri,

En sevmediğim ay.
EYLÜL AYI. . .

      *  *  *

Dedem Ragip ile Babaannem Fatma‘nın
Tek çocuğu Şemsettin;
1915 yılında;
Suyun öte yakasında,

Grebene,  Gublar Köyünde dünyaya geldi.
1924 yılında, Lozan antlaşması sonucunda;
Mübadil olarak, daha önceleri Rum köyü olan
ve boşalmış durumdaki
Aydın, Germencik, Mursallı Kasabasına göç ettiler...

      *  *  *

İlkokulun 3 sınıfını yayan olarak gittiği
Germencik ilkokulunda,
4 ve 5. sınıfını trenle gittiği
Aydın İlkokulunda bitirdi.
Ortaokul ve Liseyi yatılı olarak okuduğu
Denizli Lisesinde tamamladı.
1939 Ankara Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra,
Topçu Yedeksubay olarak askere gitti. . .

      *  *  *

Askerlik sonrası,
Selanik, Grebene, Kirakali Köyünden,
Sultanhisar’a mubadil olarak gelen
Molla Ramazan Efendinin kızı,
Mükerrem ÖZGENÇ ile evlendi.

      *  *  *

Önce üç çocukları oldu,
Yurdanur, Şennur ve Atilla.
Şennur’un kaza sonucu ölümü ile
Aile büyük acılara boğuldu.
Fatma Nuray’ın doğum sonrası ölümü,

Aileyi iyice sarstı.
5. çocuk Altan’ın doğumu,
Ailenin üzüntülerinin bir ölçüde azalmasına yaradı. .

      *  *  *

İlk görev yeri Ordu Mesudiye İlçesine
Cumhuriyet Savcısı olarak atandı.
Sırasıyla Manisa Salihli, Denizli Acıpayam ve
Manisa Alaşehir’de Cumhuriyet Savcısı
Olarak görev yaptıktan sonra;
1951 yılının sonunda “Demokrat Parti” iktidarında,
Kars Ardahan’a atandı.
Uzun uğraşılar sonunda,
Sözü geçen akrabaların araya girmesi ile
Atama durduruldu. . .

      *  *  *

1952 yılında Aydın Karacasu Kazasına
Asliye Ceza Hakimi olarak atandı.
27 Mayıs 1960 ihtilali ardından,
Aydın Ağır Ceza Mahkemesi
1. üyeliğine atandı.
Uzun süre Mahkeme Reis vekilliği yaptıktan sonra,
Yazdığı tezin kabul edilmesi ile
1. sınıf Hakimliğe yükseldi.
Yüksek Hakimler Kurulu üyesi oldu. . .

      *  *  *

Reis vekilliği yaptığı süreç içinde,
2 idam kararı vererek kalem kırmasına karşın,
İdamlar gerçekleşmedi.
Bir kez de mahkeme salonunda görülen
Kan davası duruşmasında;
Sanık hasmı tarafından öldürüldü.
Olay anında seken kurşunlar,
Başının üzerinden geçmesine karşın,

Yerinden kıpırdamadı.
O’gün serinkanlı olmasaydı,
Sanıkla birlikte can verebilirdi. . .

      *  *  *

Ağır Ceza Mahkemesi Reisi olmayı ve
Sonra da emekliye ayrılmayı arzularken;
Sivas Gemerek Ceza Hakimliği’ne atanınca sarsıldı.
Meslek aşkıyla yanıp tutuşan yüreği dağlanmıştı.
Zaman yitirmeden emekliliğini istedi.
Kalbi kırık ve buruk biçimde,

32 yıl çile çektiği, ter döktüğü, emek verdiği,
Ölümü bile göze aldığı çok sevdiği

Hakim’lik mesleğinden ayrıldı. . .

      *  *  *

Aydın Barosuna kaydolarak,
Avukatlık bürosu açma hazırlığındaydı.

      *  *  *

1974 yılının, günümüzdeki gibi;
Çok sıcak geçen yaz günlerinden
Eylülün sekizinde,
İncir bahçesinden,
Bahçe komşu ile birlikte
Akraba ve hemşerilerinin olduğu,
Çok sevdiği Mursallı kasabasına doğru yola çıktı. . .
Çıkış, O’çıkış.
Bahçe aralarından gitmesine karşın yol uzundu.
Yorulmuştu. Kasabaya vardılar,
Hemşerileri hemen sandalye uzattılar.
Sandalyeye oturur, oturmaz,
Yana doğru sarsıldı ve yere düştü.

     *  *  *

Karacasulu’ların “Sarı Hakimi“,
Aydın’lıların “Koca Reisi“,
Hemşerilerinin “Hakim Amcası,

Hakim Dayısı, Hakim Ağabeyi
Herkesin yardımına koşan

Küçük Dev Adam” yıkılmıştı.

       *  *  *

Hemen kaldırıp, hastaneye götürürlerken,
Aydın’a varamadan, bu kez sonsuzluğa göçtü. . .

       *  *  *

Eylülün 7’sinde Aydının kurtuluşunu kutladık.
Eylülün 8’inde büyük acılar yaşadık.
Yine bir kurtuluş bayramında,
Emperyalistlerin uşaklarını denize döktüğümüz
İzmir’in kurtuluş gününde,
Eylülün 9’unda,
Büyük acı ve üzüntü içinde,
Tüm sevenlerinin hazır olduğu tören sonrasında,
Aydın Tellidede mezarlığında toprağa verdik.

       *  *  *

Annemin yanında,

Işıklar içinde,

Rahat uyu babacığım. . .

       *  * 

DOĞUMUNUN YÜZBEŞİNCİ YILINDA

KIRKALTI YIL OLDU.

UNUTMADIK,

UNUTMAYACAĞIZ...

YAŞADIKÇA;

ŞİMDİYE DEĞİN OLDUĞU GİBİ,

HEP ANACAĞIZ…
GÜNEY’LER BİTENE DEK . . .

      *  *  *

      *  *  *

Mursallı Belediyesi

Sokaklara isim verirken

Mursallıdan yetişerek,

Beldeye, Belde halkına,

Ülkemize hizmet etmiş,

Üst düzeyde görev yapmış,

Canını vermiş gençlerimiz ve

Büyüklerimiz göz önüne alınmış.

Bunlardan birisine verilen isimin

“HAKİM ŞEMSETTİN GÜNEY SOKAĞI” olması,

Güney ailesi olarak bizleri onurlandırdı.

Anılarını yaşatmak ve

Gelecek kuşaklara taşımak adına yapılan

Onurlu girişim için;

Emeği geçenlere, katkı koyanlara

Başta son dönem Mursallı Belediye Başkanımız

Hayri ALTAY’a

İçtenlikle teşekkür ediyorum...

“Hakim ŞEMSETTİN GÜNEY Sokağı” tabelasını,

Güney ailesi adına,

Duvara çakmaktan

Çok büyük onur duydum...

SARI HAKİM” babamızı, dedemizi,

Sonsuzluğa değin yaşatmamıza olanak verenlere

GÜNEY’ler olarak teşekkür ediyoruz...

YORUM EKLE
YORUMLAR
MUSTAFA ATADAN
MUSTAFA ATADAN - 2 ay Önce

Allah rahmet eylesin. Çok özlüyoruz.