BÜYÜK MENDERES HAVZASINI NEDEN YAZIYORUM?

Köşe yazılarımda Büyük Menderes Nehrini, Havzasının güzelliklerini, yetiştirdiği ürünleri, mitolojik öykülerini ve kirlenme nedenlerini anlatıp uyarmaya çalıştım.

Neden böyle yaptığımı merak edip düşündünüz mü?

Havza, doğal kaynaklarının güzelliği ile Anadolu’nun cennet köşelerinden biridir.

Söğüt ağaçlarına tüneyen bülbüllerin, karatavukların şarkılarını dinledim, su kuşlarının yüzmesini seyrettim. Sularında yaşayan boyumdan büyük yayın balığı, devasa sazanlar gördüm.

Doğal güzelliklerin talan edilmesini önlemek için mücadele ettim.

Gördüklerimi, yaşadıklarımı unutulmadan yeni kuşakların bilmesini istedim…

Havzada birçok kadim ulus yaşamış, uygarlık kurmuş ve Dünyaya yaymıştır…

Nehrin yeryüzüne çıktığı Dinar İlçesinden denize döküldüğü Balat Deltasına kadar geçtiği topraklarda onlarca devlet, yüzlerce antik kent kurulmuştur.

Yöreye ait mitolojik öyküler ve antik tanrılar, Dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar çoktur.

İnsan, iklim yapısı, yetiştirdiği ürünlerin bolluğu, lezzeti ve çeşitliliği nedeniyle bölgeye yerleşmiş, kent kurmayı yeğlemiş, uygarlık geliştirmiştir.

Geliştirdiği uygarlığın izlerini antik kent kalıntılarında görmekte ve hayranlık duymaktayız.

M.Ö. 80.000 yılarında başlayan buzul çağı ile Avrupa’da 1570-1630 yıllarında hüküm süren mini buzul çağından Anadolu, özellikle havza etkilenmemiştir.

Ilıman iklimi, sayesinde on binlerce yıl insanı korumuş, bereketli topraklarında yetişen ürünlerle beslemiştir.

Son yıllarda insan kaynaklı kirlenmeyle Büyük Menderes Nehri ve Havzası yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır…

Anadolu coğrafyasının doğal güzellikleri, bitki örtüsü, şifalı suları ve canlı yaşamı para uğruna talan edilmektedir…

Korunması, gelecek kuşaklara aktarılması gereken havzanın doğal ve kültürel değerleri madene, JES, RES ve HES’e kurban edilmektedir.

Genç kuşak, nehrin ve havzanın eski doğal güzelliğini bilmez, görmemiştir.

Nehrin ve havzanın güzelliğini, bir elin parmaklarını geçmeyen kitaplardan öğrenmek zorunda bırakılmıştır…

Gençlerimiz, eskiden nehir kenarındaki söğüt ağaçlarında ve nehrin sularında yaşayan canlıları görmemiş, kuşların şarkılarını dinlememiştir.

Bülbül, üveyik, karatavuk, serçe ve su kuşları yaşam alanlarının kirlenmesi nedeni ile Büyük Menderes Nehrinden kaçmıştır.

Devasa sazan ve yayın balıklarının nesli tükenmiştir. Nehir, oksijen yetersizliği ve kirlilik nedeniyle can çekişmektedir.

İşte bunların gelecek kuşaklar tarafından bilinmesi için yazıyorum.

Geçen haftalardaki yazılarımda Büyük Menderes’in gün yüzüne çıktığı Dinardan başladım.

Suçıkan ve Dinar İlçesi ile Işıklı Gölü ve Çivril İlçesi’nin doğal güzelliklerini, Nehrin kirlenme nedenlerini yazdım.

Havzanın doğal güzelliklerini ve kirlenme nedenlerini nehrin akışını takip ederek anlatmaya, yazmaya devam edeceğim.

YORUM EKLE
YORUMLAR
İbrahim Ayvazoglu
İbrahim Ayvazoglu - 1 ay Önce

Kaleminize yüreğinize sağlık.Dostlukla kalın. Saygılarımla.

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @İbrahim Ayvazoglu - 1 ay Önce

Teşekkür ederim, Menderes'i kurtulana kadar mücadeleye devam, sevgiler.

Mualla Türkkan
Mualla Türkkan - 1 ay Önce

Doğa güzelliklerinin yanında tertemiz suda geçtiği heryerde çoçuklar yüzmeyi öğrenirdi

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @Mualla Türkkan - 1 ay Önce

Anadolunun güzelliklerinin değerini bilmiyoruz, para uğruna yok ediyoruz..

Meral Ugur
Meral Ugur - 1 ay Önce

Tarlamızda ektiğimiz,pamugumuz,mısırımız,bamya,börülce,domates,biber patlıcan,sıra sıra çekirdeksiz üzüm aşmaları,erik ağaçları,dut ağacının gölgesinde bir çardak ev, mutlu huzurlu,bereketli toprağın ürünlerini yiyerek,satarak ihtiyaçların karşılandığı masalımsı günler yaşanmışlıklar. Hepside çocukluğumun,gençliğimin zamanları. Öyle bir tınlı toprak ki,menderesin ganimeti. Bahsettiğiniz 1,1'5 metre Yayın balığı,menderes taștiginda arazinin çukur bölgesinde kalan su birikintilerini,traktöre bağlanan deşarj motorunun geniş metal borusunun altına koyduğumuz köfe minik sazan balıklarıyla dolardı. Sonrada köfe dolusu balıkları mahalle sakinlerine dagitilr,toprakta kalanda kuşların yiyeceği oludu. Gökyüzü alçak uçuş kuşların sürü halinde topraktaki balıkları kapıp kaçması,tekrar devamı unutulacak görseller değiller. Zamanı fotoğraflayamadık. Ama yaşadım. Menderes Yaşam havzamiz. Simdi beton sevdamız,bu güzellikleri yok etmek için programlanmış projeler. Hunharca,bilinçsizce harcıyoruz. Hastalıkların pençesinde,daha çok,daha çok diyerek KENDİ DÜNYAMIZI ELLERİMİZLE YOK EDİYORUZ. ALLAHİN LÜTFU,DUNYAYA GELEN HER CANLI ,ONCE KENDİ KİYMETİNİ VE ONA BAHŞEDİLEN GÜZELLİKLERİN KİYMETİNİ BİLMEK ZORUNDA. ÖNEMSEMEK VAZİFEMİZ OLMALI. TEŞEKKÜRLER, SAGLİCAKLA KALİN ... Yine güzel bir hatırlatma İSMAİL BEY. Ömrünüz uzun,sağlığınız yerinde olsun.

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @Meral Ugur - 1 ay Önce

İyi dilekleriniz için teşekkür ederim. Yöneticiler ve halkımız Menderes'in bu toprakların can damarı olduğunu anlamadı. Onlar kirltmeye, biz kurtarmaya çalışıyoruz.

Ahmet Davulcu
Ahmet Davulcu - 1 ay Önce

İsmail bey bu araştırma yazılarınızı devamlı okuyorum çok güzel teşekkür ediyorum

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @Ahmet Davulcu - 1 ay Önce

Teşekkür ederim.

Latif Tuna
Latif Tuna - 1 ay Önce

Sayın Türkbay,
Ben 70 li yıllarda İzmir' de turıst rehberliği kursu takibettim. Bu kurs sırasında İzmir Arkeoloji Müzesi müdürü şimdi rahmetli Musa Baran, rahmetli Ahmet Dönmez ve hala yaşayan Prof. Dr, Şadan Gökovalı hocalarımız olmuşlardı.
Musa Baran hoca ve Şadan Gökovalı hoca Menderes Ovası' nı anlatırken kendi öz stillerinin yanında çok da güzel Halikarnas Balıkçısı stili kullanırlardı.
Musa Baran hoca Priene' yi anlatırken ' Avrupa insanları İonlar zamanında balık nedir bilmezlerken Priene, Milet, Didim insanları balıktan başka birşey bilmezlerdi, derdi.
Herhalde yalnızca Ege Denizi balığı değil, aynı zamanda Menderes nehrinin yayınlarından ve sazanlarından da yiyorlarmıştır diye düşünüyorum.

Şadan Gökovalı hoca da bir rehberin turist grubunu alıp İonya' ya yöneldiğinde, Söke' den başlayıp Mendere' e kadar tam 28 km süren ve ip gibi uzanan Söke Ovası' nı geçerken son derece dikkatli davranarak yöreyi güzel anlatmasını bilmelidir. Mitoloji dağarcığında ne varsa turıstlerin ip gibi uzanan yolda sıkılmamaları için onların gözü önüne usta bir dille nefis bir şekilde boşaltmalıdır, derdi.
Kursiyerler de bayılırdı bu hocaların anlatımlarına.
Bu yörenin insanı olarak ben de kaygılı kaygılı düşünüyorum. Eğer jeotermal girişimciliği bu hızla yayılırsa eğer, gelecekte turıstler yöremize girdiklerinde rehber ne anlatırsa anlatsın, insan elleriyle yitirilmiş olan güzelliklerden dolayı kelleşmil, kirlenmiş yöremiz gözlerinin önlerine serilince sıkılmaya başlayıp rehbere de kulak asmayacaklarını da bir gözümüzün önüne getirsek! Tabii böyle bir durum gerçekleştiğinde turist gelir mi diye de! düşünsek
Yazınızı ilgiyle, dikkatle okudum. Sizi takibediyorum.
Yöre' nin bugün gözümüzün önünde yitmekte ve gelecekte yitmiş olacak bitki örtüsü ve hayvansal zenginliğinin daha güzel anlaşılabilmesi, zaman geçmeden daha geniş bir insan kitlesince algılanabilmesi için zengin bilgi birikiminizi çevrede yaşamış ve çevreyi çok iyi tanıyan iki bilim insanımızla tartışabilir ve hatta birlikte çevreyi gezerek ortak tesbitlerde bulunarak yazılar yazabilir miydiniz?
Prof. Dr. Şadan Gökovalı, emekli TRT proğramcısı, bir kere de yılın rehberi seçilmiş profedyonel turıst rehberi. Orta öğrenimini Aydın Ticaret Lisesi mezunu. Halen yazları Gökova' da, kışları İzmir' de yaşar.
Prof. Dr. Sezginer Tuncer, çocukluğu Aydın Çiftlik köyünde geçmiş, köyün öğretmeni Salih Tuncer' in oğlu, şimdi Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Üniversitesi' nde deniz biyolojisi profesörü. Şadan Gökovalı' nın hocalık yaptığı rehberlik kursunda da kursiyer öğrenci. Üniversite öğrenimini de Ege Üniversitesi Fen Fakültesi' nde yapmıştır.
Sizin yazılarınızı okudukça zengin bir didaktik bilgi birikimi sahibi olduğunuza inanıyor ve hayran oluyorum. Bu iki kişi ile de ilbirliği yaparak ortak yazım ürünleri sergilediğinizde bulgularınızın daha da geniş bir spektrumda ve farklı alanlarda bilirkişilere de ulaşacağını düşünüyorum.
Herzaman yazılarınızın sürekliliği,
sağlık ve huzur içinde olmanız dileklerimle birlikte sonsuz saygı ve selamlarımı sunuyorum.
Latif Tuna

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @Latif Tuna - 1 ay Önce

Latif bey, değerlendirmeleriniz için teşekkür ederim. İşbirliğine hazırım, Denizli ve Aydın illeri olarak ortak hareket ediyoruz. Havza Anadolu için çok önemlidir, bunun herkesçe bilinmesine çalışıyoruz.

Cafer Çakır
Cafer Çakır - 1 ay Önce

Beğendim. Tebrikler.

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @Cafer Çakır - 1 ay Önce

Teşekkür ederim.

Ali Yaşar
Ali Yaşar - 1 ay Önce

Doğaya saygı olmadığı müddetçe kaybettiğimiz ve kaybedeceğimiz çok güzelilkler var daha.Sıra insanlara geldi farkında değil çoğu kişi

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @Ali Yaşar - 1 ay Önce

İnsan doğa olmadan yaşamını sürdüremeyeceği anlayamadı. Anladığında iş işten geçmiş olacak.

Latif Tuna
Latif Tuna - 1 ay Önce

Saygıdeğer İsmail bey,
Her kişinin iç motiflerinde bir nebze davet edilmek vardır. Sizin için mümkünse Şadan Gökovalı ve Sezginer Tuncer hocaları arayıp birlikte çalışıp ortaklaşa yeni düşünce ve çareler üretebilmek için işbirliği önerisinde bulunabilir misiniz? Saygı ve selamlarımla.

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @Latif Tuna - 1 ay Önce

Önerinizi yerine getirmeye çalışacağım. İlginiz için tekrar teşekkür ediyorum.