ÖZELLEŞTİR

BAŞKAN ÖMER GÜNEL’DEN DAYANIŞMA VURGUSU: ‘‘EN BÜYÜK HEDİYE, HER HAFTA BURADA OLMANIZ’’

BAŞKAN ÖMER GÜNEL’DEN DAYANIŞMA VURGUSU: ‘‘EN BÜYÜK HEDİYE, HER HAFTA BURADA OLMANIZ’’

Başkan Ömer Günel’in Silivri’den gönderdiği yeni mesaj, İsmail Cem Dostluk ve Barış Meydanı’nda bulunan Adalet ve Dayanışma Çadırında okundu. Gerçekleşen buluşmaya vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, mesaj Başkan Ömer Günel’in eşi Duygu Günel tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.

Programa CHP Manisa Milletvekili Selma Aliye Kavaf, Kuşadası Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, CHP Aydın İl Yönetimi, CHP Yenipazar Kuşadası İlçe Örgütü Başkanı Abdullah Pehlivan ve ilçe yönetimi, Yenipazar belediye meclis üyeleri, CHP Kuşadası İlçe Örgütü yöneticileri, Kuşadası belediye meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Meydanda toplanan kalabalık, Başkan Ömer Günel’e destek sloganları atarak dayanışma mesajı verdi.

Silivri’den gönderdiği mesajında Başkan Ömer Günel, kendisine ulaştırılan yüzlerce mektup ve destek mesajının moral kaynağı olduğunu belirterek, yaşanan sürecin yalnızca şahsına yönelik olmadığını, hukuk ve adalet mücadelesinin bir parçası olduğunu ifade etti. Başkan Ömer Günel, ülkedeki ekonomik tabloya, gelir adaletsizliğine ve yargı sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, dayanışmanın önemine dikkat çekti.

Başkan Ömer Günel’in mesajı meydanda bulunan vatandaşlar tarafından uzun süre alkışlandı.

Başkan Ömer Günel’in Silivri’den gönderdiği mesaj şu şekilde:

“Değerli hemşehrilerim, Dört bir yandan desteğe gelen dostlarım, yol arkadaşlarım, mesai arkadaşlarım, küçük arkadaşlarım,

Bugün sizler tarafından yazılmış yüzlerce mektup aldım. Bir çocuk gibi sevinçliyim. Sevgi her zaman en kıymetli hediyedir. Bir abimden tesbih aldım, bir kardeşimden eşofman, bir diğerinden kitap…

Düşünülmüş olmanın verdiği güven ve mutluluğu yaşıyorum. Ne mutlu bana… Ama bilmenizi istiyorum ki en büyük hediye, her hafta burada olmanız. Bıkmadan, usanmadan dayanışma duygusuyla burada bulunmanız…

Çünkü bugün burada sadece bir arada olmak için değil; inandığımız değerleri tazelemek, eğilip bükülmeden ayakta kalmanın erdemini hatırlamak için toplandık.

İnsan hayatı boyunca birçok fırtına ile karşılaşır. İnsanın gerçek kıymeti, rüzgârın şiddetinde değil; o rüzgâra karşı sergilediği duruşta gizlidir.

Duruş sadece bir fikri savunmak değil, rüzgâra göre yön değiştiren bir yelkenli değil, dalgalara göğüs geren sarsılmaz bir kaya olabilmektir.

Bugün koşullar değiştikçe ilkelerinden vazgeçenlerin, kişisel ikbali için inançlarını pazarlık konusu edenlerin topuklayışına tanıklık ediyoruz. Daha da vahimi, utanma duygularını da kaybetmiş olmalarıdır.

Ülkemiz, ağır çelişkilerin yaşandığı; yetiştiğimiz değerlerin tersine döndüğü bir yer hâline gelmektedir.

Emekliye açlık sınırının altında maaş verenler, emekliyi emekli olduğu için utanmazlıkla suçluyorlar.

İşsizliğin pençesinde kıvranan gençlere Savunma Bakanı Çin seyahati öneriyor.

Kıymanın kilosunun 540 TL olduğu Almanya’nın, kıymanın kilosunun 800 TL olduğu Türkiye’yi kıskandığı söyleniyor.

ABD’nin yayımladığı UFO görüntüleri dünyada tartışılırken telefonlarımıza bir SMS geliyor: ‘Atatürk Havalimanı’nda kangal sucuk 600 TL, kaşar 199 TL.’

Türkiye’de 30 milyon TL’nin üzerinde servete sahip kişi sayısı son 5 yılda yüzde 93,5 artarken, asgari ücretle içilebilen çay sayısı 1883 bardaktan 935 bardağa düşüyor.

‘Enflasyonu yüzde 5’e düşüreceğim’ diyenler, hedeflerini yüzde 26 olarak güncelliyor; enflasyonda Avrupa birincisi, dünyada ise beşinci oluyoruz.

Almanya’da gıda maddeleri Türkiye’den yarı yarıya ucuzken, bizde asgari ücret 28 bin TL, Almanya’da ise yaklaşık 127 bin lira oluyor.

Sizler bir bardak çayın hesabını yaparken, limandan gemiden inen Avrupalı emekli, bir sonraki seferinin planını yapıyor.

Açtığı dava için devlete harç ödemek istemeyen AKP’li Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy, eşi adına muhtardan fakirlik belgesi alıyor.

Bir başka AK Partili vekil çıkıp ‘500 bin TL maaş yetmiyor’ diyor.

Soma’da 301 madencinin hayatını kaybettiği katliama ilişkin davada bugün cezaevinde olanlar, madencilerin avukatları Can Atalay ve Selçuk Kozağaçlı iken; sorumlular elini kolunu sallayarak özgürce dolaşıyor.

Rüşvet verdiğini söyleyen ve 400 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın tüm tedbirleri kaldırılıyor; özgürce işine, gücüne ve düzenine devam ediyor. Rüşvet aldıkları iddia edilen seçilmiş insanlar ise Silivri’de cezaevlerinde tutsak ediliyor.

Aziz İhsan Aktaş ile en çok çalışanlar, aleyhlerinde rüşvet aldığına dair açık beyanlar olmasına rağmen dışarıda kumpas kurmaya, kötülüğü organize etmeye devam ediyor.

Aydın’daki şizofren, narsist, iftiracı avcılığına özgürce devam ediyor. Halkına hizmet için gecesini gündüzüne katanlar tutsak ediliyor.

Aydın’daki kötülük; yalana, dolana ve talana devam ediyor. Burada ise 100 yıldır cenazelere gönderilen çiçeğin hesabı soruluyor.

Kıymetli dostlar,

Yolumuz meşakkatli olabilir. Şartlar bizi inandığımız değerlerden sapmaya zorlayabilir. Ancak unutmayın ki tarih; güç sahiplerini değil, her şartta gerçeği haykıran ve duruşundan taviz vermeyenleri onurlandıracaktır.

Bizler, adaletin tam manasıyla tecelli ettiği, hukukun herkes için eşit işlediği bir Türkiye idealinden vazgeçmeyeceğiz.

Selam, sevgi ve dayanışma ile…

Ömer Günel

Silivri – 15.05.2026

YORUM EKLE

banner158