Eğitim İş Başkanı Çomakcı; 5 Ekim hak arama günü haline gelmiştir

Eğitim İş Başkanı Çomakcı; 5 Ekim hak arama günü haline gelmiştir
banner102

Eğitim İş Aydın Şube Başkanı Remzi Çomakcı, 5 Ekim öğretmenler günü nedeni ile yaptığı yazılı açıklamada, ILO ve UNESCO tarafından Öğretmenlerin statüsüne ilişkin tavsiye kararları alındığını ancak bu kararların Türkiye’de uygulanmadığının belirterek; “5 Ekim, ülkemizde bir kutlamanın değil, hak aramanın günü haline gelmiştir” dedi.

“Özellikle AKP'nin iktidara geldiği günden bu yana, söz konusu maddelerin adeta tersinin uygulanması, eğitim emekçilerini her geçen gün biraz daha zorda bırakmıştır.” ifadelerini kullanan Çomakcı, açıklamasında Türkiye’de eğitim emekçilerinin OECD ülkeleri arasında ekonomik, sosyal ve özlük hakları açısından son sırada olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Öğretmenlerimiz kadrolu, ücretli, sözleşmeli gibi kavramlarla bölünerek sömürülmekte, yakın geleceklerinin ne olacağını dahi bilmeden mesleklerini icra etmeye çalışmaktadır.

Türkiye'de adeta orta sınıf diye bir kavram bile bırakmayan gerçek enflasyon, öğretmenlerimizin aldığı komik ücret zamlarının kat kat üstünde olduğu için, eğitim emekçilerimizin alım gücü düşmüş, kredi kartı ve kredi borcuna gömülmeyen öğretmenimiz kalmamıştır.
Kamuda çalışan öğretmenlerimiz ne kadar yandaş oldukları konusunda yarışan, liyakatsızca seçilen yöneticiler tarafından haksızlıklara maruz bırakılırken, özel okullardaki öğretmenlerimiz de eğitime rant kapısı gözüyle bakan patronların insafına terk edilmiştir.

Aldığı ücretler, çalışma koşulları iyileştirilmek bir yana dursun her geçen gün daha kötüye giden öğretmenlerimizin, toplumdaki yeri de yanlış politikalarla sarsılmıştır.

Öğretmenlerin toplumsal statüleri, ekonomik, sosyal ve özlük hakları, AKP iktidarı döneminde ciddi şekilde gerilemiştir. Eğitim sisteminde yaşanan köklü değişiklikler, 4+4+4 gerici eğitim yasasıyla Öğretim Birliği’ne vurulan darbe, okul dönüşümleri, siyasi kadrolaşma, yandaş yönetici atama gayreti, eğitimin dini referanslara göre şekillendirilmek istenmesi, ihraçlar ve açığa almalar, sürgünler, güvencesiz istihdam uygulamalarıyla öğretmenlerin yaşadığı sorunlar daha da derinleştirmiştir.

Öğretmenin emeğini görmezden gören, küçümseyen iktidar ve onun söylemleri öğretmene şiddet vakalarını artırmış; öğretmenlere kendi alanları dışında angaryaların yüklenmesi adeta bir rutin haline gelmiştir. Atanamayan öğretmen ordusunun her yıl biraz daha büyümesi de, Türkiye'de eğitimci olma sevdası taşıyan gençlerin bile öğretmenliği seçmesi önünde bir engel teşkil etmektedir.
 
Pandemi süreci, öğretmenlerimizin omzundaki yükü daha da artırmıştır. Öğretmenler, eğitimin sorunları karşısında gerçekçi teşhisler koymayan, hakkaniyetli politikalar üretmeyen Milli Eğitim Bakanlığı'nın eksik bıraktığı alanları kendi imkanları ve inisiyatifleriyle kapatmaya çalışmaktadır.

Fırsat eşitsizliğinin kucağına itilmiş öğrencilerine salgına rağmen bilgi aşılamaya çalışan öğretmenlerimiz, salgın şartlarında eğitim gibi kritik bir başlıkta dahi alınan kararların hiçbirinde söz sahibi yapılmamıştır.
Ancak bu karanlık tablo, Köy Enstitüleri'nin, TÖS'ün ruhunu yaşatmaya çalışan bizleri karamsarlığa değil, daha büyük bir kararlılıkla mücadeleye itmektedir.
Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün eğitim neferlerinin ortak çatısı olan Eğitim-İş olarak;

- Laik, parasız, adil ve bilimsel eğitim için,
- Eğitim emekçilerinin insan onuruna yakışır ücretlerle, meslek onuruna yakışır koşullarda çalışabilmesi için,
- Yandaşlık kriterlerinin değil, liyakatın dikkate alındığı bir eğitim sistemi için,
- Eğitimi her türlü gerici ve ırkçı örgütlenmelerden kurtarmak için,
- Öğretmenlerin boynunun büküleceği değil, kutlama yapacağı 5 Ekimler için
mücadele etmeyi sürdüreceğimizin altını çiziyor; 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü'nü yürekten kutluyoruz.”

banner16
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER