Torunlarınızın sevginize ihtiyacı var

Torunlarınızın sevginize ihtiyacı var
banner148

Bilim Kurulu toplantısı sonrasında bir basın toplantısı düzenleyen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımıza seslendi ve “Hayat yolculuğunda evlatlarınızın vereceğiniz tavsiyelere ihtiyacı var. Torunlarınızın sevginize ihtiyacı var” dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu Toplantısı sonrasında gerçekleştirdiği basın toplantısında korona virüs konusunda son gelişmeler hakkında bilgi verdi. Bakan Koca; “Korona virüsün ortaya çıkışının üzerinden 104 gün geçti. Süreci yakından izliyorsunuz. Dün akşam saatlerinde bugüne dek tespit edilen vaka sayısını açıkladım. Şüphelilerin takibinde testlerin hızla yapılmasında tanık olan hastaların izole edilip tedavi altına alınmasında titiz davranıyoruz. Dün itibariyle toplam test sayısı 20 bin 345'ti, tanı sayısı 1236 olmuştu. Kaybettiğimiz hasta sayısı ise 30. Her biri ileri yaşlardaydı ve kovid19'a eşlik eden başka hastalıkları da bulunuyordu.” ifadelerini kullandı.  

“Büyüklerimize seslenmek istiyorum” diyen Bakan Koca; “Onların korona virüsten etkilenmemeleri konusunda bizler sorumluluk sahibiyiz. Bu toplumun sizin hayat tecrübenize ihtiyacı var, ailelerinizin size ihtiyacı var. Hayat yolculuğunda evlatlarınızın vereceğiniz tavsiyelere ihtiyacı var. Torunlarınızın sevginize ihtiyacı var. Bunları hastayken yapamazsınız.

Ama siz de bu seferliğe mahsus bu öğüdü kabul edin. Önünüzdeki zamanı riske atmayın. Tedbirleri uygulaması en kolay kişiler sizlersiniz. Bugünlerde size karşı hassasiyeti yüksek olan yalnız kendi evlatlarınız değil. Bu hassasiyeti bütün toplum paylaşıyor. Bu salgında mümkün olduğu kadar az kayıp vermek istiyoruz. Bu durumu birlikte atlatmak istiyoruz. Evden çıkmanız bir süreliğine kısıtlandırıldı, bu kurala uyun. Koronavirüse karşı verdiğimiz mücadelenin dünyadaki benzerlerinden farklı olduğunu öncelerde söylemiştik. Şimdilerde gurur duyacağımız bir gerçek daha var. Ortaya koyduğumuz dayanışmanın dünyada neredeyse örneği yok. Toplum birçok gereği kendiliğinden yerine getiriyor. STK'lar sorumluluk alıyor. İş dünyası, bilim insanları bu işin aktörleri haline geliyor. Medyamız çok dikkatli. Felaket tellalığı yapan kimilerine de toplum olarak prim vermiyoruz. Mücadelemiz endişe baskısından, karartılı havadan çıkıyor. Korkuya teslim olmuş bekleyişin yanlış olduğu yavaş yavaş görülüyor. Bu böyledir. Hayatı korumanın yolu korkuya teslim olmak değil hayata bağlılıktır. Kadınlar ikna kahramanlarımız, çocuklarımız büyüklerine karşı tüm kozlarını kullanıyor.” dedi.

32 BİN PERSONEL

Bakan Koca, bu dönemde sağlık personelinin ek ödemelerinin iyileştirilme çabası içerisinde olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Neredeyse bir güvence değerinde kadromuza 32 bin personel dahil ediyoruz. Sağlık çalışanlarımızla ilgili en üst düzey dikkat sahibinin sayın Cumhurbaşkanımız olduğunu özenle belirtmek istiyorum. Kendisine ve Maliye Bakanımıza hassasiyetten ötürü teşekkürlerimi arz ediyorum. Çalışan sağlık personelimizin ek ödemelerinin üç aylık zaman diliminde tavan yüzde 100 oranında olacağını ayrıca buradan ifade etmek istiyorum. Tekrar Cumhurbaşkanımız ve Maliye Bakanımıza teşekkür ediyorum. Zaman zaman bazı haberler çıkıyor. Sağlık çalışanlarımızın yeterli malzemeden yoksun olduğu ileri sürülüyor. Bu iddia küçük örneklerin genelleştirilmesidir. Kesin bilgi şudur tüm hastanelerimize bütün malzeme sağlanmaktadır.

Konu açılmışken belirtmek istiyorum. Küçük çıkarlar uğruna suistimal eden bazı malzeme üreticilerine gerekli katı yaptırımlar uygulanmıştır.  İhracatları durdurulmuştur. Türkiye'de üretilen maskeler, Türkiye'nin ihtiyacı varken yurt dışına satılmayacaktır. Pandeminin olduğu dönemde istismar etmek isteyen firmaların yurt dışına yoğun bir şekilde bağlantılar yaptığını biliyoruz. Önceki gün bu anlamda üreticilerin ve satıcıların depolarına baskınlar yapıldı. Yoğun bir şekilde depoladıkları görüldü.

Biz özellikle bakanlık olarak olması gereken ücretle almak istediğimizi ifade ettiğimiz halde bunun yapılmadığını gördük. Ve bugün itibariyle bu firmaları teker teker çağırarak, hepsiyle günlük ne kadar üretim yapabileceklerini de ortaya çıkarıp sözleşme yapmaya başladık. Şu ana kadar 20 firmayla anlaşma yapıldı. Farklı davranmak isteyenlerin de el koyma dahil bir takım tedbirlerin devrede olacağını söylemek istiyorum. Sayın İçişleri Bakanımızın yaklaşımı nedeniyle teşekkür ediyorum.

Size ve bütün topluma tanı tedavi süreçleri ve önümüzdeki dönem konusunda önemli bazı haberlerim var. En fazla eksikliği hissedilen cihazlardan biri solunum cihazlarıydı. Yerli ilacın seri üretimine başlıyoruz. Hızlı tarama kitini de bildiğiniz gibi devreye sokmuştuk. İlave olarak Çin'den 50 bin hızlı tarama kiti geldi. Perşembe 300 bin gelmiş olacak. Ve 1 milyona kadar bağlantı yaptığımızı ifade etmek istiyorum.

Bu süreçte koronavirüse karşı aşı geliştirme çabalarında da kurum ve kuruluşlara bakanlık olarak destek veriyoruz. Bu anlamda 6 üniversite ve bir merkeze çağrı yapıldı. Ve önümüzdeki günlerde bu üniversite ve merkezlerin ihtiyaçlarına göre; hiç kısıtlamaya gitmeden hepsinin önünü açacak şekilde bir destek sağlayacağımızı ve bu konuda Maliye Bakanlığımızın da asla herhangi bir soruna yol açmadan bunun karşılanabileceğini ifade ettikleri için de buradan ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Aşı Enstitüsü kuruldu. Ülkemizde hangi merkez neyi ne kadar yapabilecekse bütün merkezlerin desteklenmesi ve kim daha önde götürebilir durumda olursa soruna kadar üzerine gideceğimizi ayrıca ifade etmek istiyorum.

Koronavirüsle mücadele çok geniş katılımı gerektiren bir mücadele. Sadece bakanlıkların, devlet organizasyonunun verdiği bir mücadele değildir. Bu sorumluluk duygusunun tüm birimlerde enerjiye dönüşeceği bir mücadeledir. Biz Türkiye'nin insan kaynağından daha fazla yararlanacağız. Dezenformasyona karşı da çok dikkatli olacağız. Yıkıcı davranışların önünü hep birlikte keseceğiz. Türkiye, onu çevreleyen risklere set çekerek büyük zaman kazandı. Sosyal psikolojiyi titizlikle dikkate aldı. Paniğe yol açarak hastalığın yayılmasına neden olacak uygulamalardan uzak durdu. Tedbirleri hakim kılarsak biz başka bir ülke olmayacağız. Yakın ya da uzak başka bir ülkeye benzemeden bu zor günleri aşma fırsatımız var. Biz mücadeleye hem aklını hem yüreğini koyan bir toplumuz. Biz riskler karşısında maceracı bireyler değiliz. Biz günün sonunn ve tüm hayatın hesabını yaparız. Şimdi hayatın hesabını yapmanın zamanıdır, tedbir zamanıdır. Evde zaman geçirme çok daha mutlu bir geleceğe hazırlanma zamanıdır. Tedbirleri bizler tek tek uyguluyoruz. Mümkün olduğunda az temas kuruyoruz. Hayatlarımız birbirinden ayrışıyor. Fakat farkında mıyız? Bu tek tek şahıs şahıs yaptıklarımızı bütün Türkiye olarak yapıyoruz. 83 milyon birlikte yapıyoruz. Mücadelenin özü bu. Tek tek hep birlikte, yalnız değiliz hep birlikteyiz. Bu birliktelikten özellikle fire vermeyelim. Her ihmalin zincirleme risk olduğunu biliyoruz. En güvenilir çözümün evde kalmak olduğunu unutmayalım."

Güncelleme Tarihi: 23 Mart 2020, 20:03
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner149