İLTİZAM USÜLÜNDEN SONRA ANADOLU KÖYÜ VE KÖYLÜSÜ

Tımar sahibi olan işadamı vasfındaki kişilerin çoğalması, can korkusundan sefere katılmamaları, parası olanların, Tımar alıp satmayı ticaret haline getirmeleri” (1) nedeniyle Osmanlı Devleti, kuruluşundan beri uyguladığı Tımar arazilerinin savaşlarda yararlı olan Sipahiye verilmesi uygulamasından vaz geçmiştir.

İltizam usulü kabul edilerek Tımar gelirleri Sipahiden alınarak,  ençok para veren Ayan ve benzeri kişilere satılmaya başlanmıştır.

İltizam, özel bir şahsın devlete ait herhangi bir vergi gelirini toplamayı belirli bir bedel karşılığında üzerine alması” demektir. (2) Kısaca, vergi gelirlerini toplama işinin belli bir bedel karşılığı devredilmesidir…

 “İltizam usulü, merkezi hükümetin güçsüzlüğünden ve vergi gelirini bir an önce elde etmek istemesinden kaynaklanmıştır.” (3) Mültezimler genellikle o yörenin söz sahibi kişileri veya Ayanlarıdır. “Ayan, il veya kazada halk ile hükümet arasında aracılık eden ve her iki tarafa ait işleri yürüten, belde içinden seçilmiş görevli kişidir. Ayanlar, vergilerin tahsili yanında bölgenin asayişini sağlar, asker sevkini, sevk sırasında askere gıda ve malzeme temin ederdi.” (4)

İltizam usulü, ayanların güçlenmesine, devlete kafa tutmasına ve halkın daha çok ezilmesine neden olmuştur. “Tımarlara bölünmüş bir toprak rejiminde sanayi ve ticarete aktarılacak artık değer yaratılamamış, yaratılan artık değer bürokrasinin ve ordunun ihtiyaçları için çarçur edilmiştir.” (5)

Osmanlı devletinde idari yapıda değişiklik yapılarak, “1726 yılında eyalet valilerinin kapı kulları arasından atanmasından vazgeçilerek, her sancağın ahalisi içinden itibarlı ve kuvvetli bir kişinin atanması uygulamasına geçilmiştir. Seçilen valilerin çoğunun Ayan olması nedeniyle bu usul, Ayanlar rejimi olarak adlandırılmıştır.” (6) Sonuçta Tımar arazilerini iltizam usulü alan Ayanlar, beldeye vali olarak atanmış ve yönetici olmuştur…

1786 yılında ayanların halk ve köylü üzerindeki baskısına son vermek, ayanları yola getirmek için her kasabaya kethüda atanmışsa da ayanların gücünü kırmakta başarılı olunamamış, ayanlık 1790 yılında tekrar geri gelmiştir.(7)

Mültezimlerin aç gözlülüğü ve devlet gücünü ellerine geçirmeleri köylü üzerindeki baskıyı arttırmış, Anadolu yüz yıllarca sürecek isyanlarla çalkalanmıştır.

Islahat fermanı ile ülkede yaşayan insanlar eşit sayılarak; yaşam, özgürlük ve mülkiyet gibi temel hakları garanti altına alınması amaçlanmış, tanınan haklar kâğıt üzerinde kalmış, uygulanamamıştır…

“Vatandaş olarak değil, Tebaa ve reaya kabul edilen halk, padişahın gözünde hiçbir hak ve özgürlüğe sahip olamamıştır. Halk ve köylü kayıtsız şartsız tabi olmak, üretmek, çağrıldığında asker vermek ve siyasete asla karışmamak zorundadır.” (8)

“1857 yılında çıkarılan toprak yasası ile özel mülkiyet kabul edilmiş ve merkezi hükümetin Tımar sahipleri üzerindeki denetimi arttırılmış” (9) olsa da köylünün sömürülmesine engel olunamamıştır.

Roma ve Bizans köy ve köyünü anlatırken, Kilisenin ve derebeylerin köylü üzerindeki baskılarını anlatmıştım, benzer bir baskı Ayanlar tarafından uygulanmış, birçok köylü toprağını terk ederek başka beldelere gitmeye, geçen haftaki yazımda belirttiğim gibi gözden uzak dağ başlarına çekilmeye, kentlere yerleşmeye başlamıştır.

Birinci Dünya savaşı öncesinde dört bir cephede yapılan savaşlarda gençlerini yitiren köylü topraklarını ekemez olmuştur…

Kurtuluş savaşı sırasında köylü, Vatanına sahip çıkmış, Milli Mücadelede yerini almış,  düşmanı Anadolu’dan atmış ve denize dökmüştür.

Kurtuluş Savaşında gösterdiği üstün çaba, yeni kurulan Cumhuriyet Devleti tarafından unutulmamış, kendisine hak ettiği önem verilmiştir...

Anadolu köylüsünün Yurduna bağlılığını Emperyalistler unutamamış, intikam almak için fırsat kollamaya başlamıştır…

İltizam usulü, halk üzerinde yarattığı baskılara, adaletsizliklere rağmen Medeni kanunun kabulüne kadar devam etmiştir…

KAYNAK:

1-Doğan Avcıoğlu Osmanlı’nın Düzeni. Türklerin Tarihi 6. Kitap. S. 174

2 Mehmet Genç, İslam Ansiklopedisi. 22. Cilt. S. 156-158

3-Ömer Can BAŞ, İdare Hukukunda İltizam Usulü ve İltizam Sözleşmeleri. S. 1021  https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1330752

4-Doğan Avcıoğlu Türkiye’nin Düzeni. Dün, Bugün, Yarın. 1.Kitap S. 67

5-Erdoğan Ayhan, Osmanlı Gerçeği. S.269

6- Doğan Avcıoğlu Türkiye’nin Düzeni. Dün, Bugün, Yarın. 1.Kitap S. 69

7-Age S. 67

8- Erdoğan Ayhan, Osmanlı Gerçeği. S.276

9-Emre Kongar, Türkiye’nin Toplumsal Yapısı. S. 72

YORUM EKLE
YORUMLAR
Cafer Çakır
Cafer Çakır - 4 gün Önce

Beğendim. Tebrikler.

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @Cafer Çakır - 4 gün Önce

Teşekkür ederim.