“KEKLİĞİM EYVAH!”

Orman denince birçoğunuzun aklına ağaç ve kuşlar gelir, oysa orman sadece ağaçlardan ve kuşlardan ibaret değildir, yaşayan ve yaşatan bir ekosistemdir.Resmi belgelere göre orman: Oluşturduğu ekosistem, belli bir yerde çevrenin tüm cansız fiziksel faktörleri (abiyotik faktörleri) ile asli unsuru orman ağacı olan bitkiler, hayvanlar ve mikro organizmaların (biotik faktörlerin) oluşturduğu doğal bir birimdir.” (1) Şeklinde tanımlanmıştır. Bu doğru bir tanımdır.

Orman, barındırdığı canlı, cansız, görünen, görünmeyen varlıkları ile yaşayan bir organizmadır. Bulunduğu ortamın iklimini yumuşatır, canlılar için oksijen sağlar, Atmosferdeki tozları emer, karbondioksit yoğunluğunu azaltır, yaban hayatına ev sahipliği yapar, su döngüsünü ayarlar, yeraltı sularının oluşmasını sağlar, yağmur sularının sel olup akmasını önler, faydaları saymakla bitmez.

Anadolu’nun birçok bölgesinde 2021 yılının Temmuz, Ağustos ve Eylül ayının başlarına kadar devam eden, birbiri ardınca çıkan, günlerce, haftalarca süren orman yangınlarında sadece ağaçlar yanmadı, ormanda yaşayan milyonlarca canlı ağaçlarla birlikte yandı, yaşam zincirinin halkaları koptu…

Ağaçların yanında neler yandı diye yakından baktığımızda gözle görülemeyen mikro organizmalardan solucanlara, tavşanlardan sincaplara, domuzlardan tilkilere, ağustos böceğinden kelebeklere, sineklerden arılara, kumrulardan kekliklere, alakargadan saksağana, kurbağadan kaplumbağaya ve saymadığımız birçok canlı türü yandı. Onlarla birlikte zamanında önlem alamadığımız, talan ettiğimiz için insanlığımız da yandı…

Anadolu ormanlarının yağmalanması, yakılması ve talan edilmesi eski tarihlere dayanır. “Tarihçi Theophrastus ve Strabo’nun yazılarından, başlangıçta insanlar doğal dengeyi bozmayan bir yaşam tarzı sürdürmekte idi. Ormanların tahribi, yakılması ve doğal dengenin bozulması Büyük İskender’in istilası ile başladığını.” (2)Anlıyoruz. O günden bu güne talan aralıksız devam etti.

Yanan ağaçların yerine yenileri çıkar veya dikilir, yanan canlıların yerini doldurmak çok kolay değildir ve uzun süre gerektirir. Yanan her canlının ekosistemde ayrı bir görevi var,  bazı canlılar yaşamın sağlıklı bir şekilde devamında birden çok rol üstlenmiştir. Kınalı keklik, doğal yaşamın devamı için birden çok görev üstlenen ender canlılardan biridir…

Keklik: Sülüngiller familyasından gri renkli orta büyüklükte kısa kuyruklu, beyaz etli bir av kuşudur. Anadolu coğrafyasında kınalı keklik,  çil keklik ve kum kekliği gibi türleri bulunur. Herkesçe bilinen ve aranan türü kınalı kekliktir. (3)

Ormanda, fundalıklarda ve kayalık yerlerde yaşamını sürdürür, erkekleri eşine sadıktır. Çeşitli böcekler, karınca, bitki tohumları, morca çiçeği, çim gibi bitkilerle beslenir. Böceklerden özellikle keneleri yiyerek “Kırım Kongo” hastalığının insana bulaşmasını ve yayılmasını önler. Bir kekliğin yılda yüz bin kene tükettiği söylenir. Çekirgeleri yiyerek bitkilere zarar vermesini önler, ağaçları korur.

Eti beyaz ve lezzetli olduğundan Mezopotamya ve Anadolu halkının öteden beri gözde av hayvanlarının başında yer alır…

Keklik, Sümerlerin yaşamlarında ve Yunan mitolojinde önemli bir yer tutar. Mitolojik öyküleri anlatmadan önce Anadolu’ya yerleşen Türkler kekliği nasıl görmüşler bir bakalım. Türkler, kekliği güzelliğin ve zarafetin sembolü saymışlardır. Şiirlerinde ve şarkılarında kekliğe çokça yer vermişlerdir.

“Yörüklere yurdun neresi diye sorduğunuzda: Keklik öter, kekik biter yerdir” (4) Der.  Onlar yurtlarının dağlar olduğunu anlatırlar.  Yörükler doğa aşığıdır, ormanı ve yaban hayatını korurlar. “Yaylak ve kışlaklarında suluklar ve çeşmeler dışında her hangi bir yapı kurmamışlardır.” (5 )

Sümerler, kekliğin etinden, yumurtasından yiyecek olarak, kanından ve tüyünden büyü yapmakta faydalanmalarının yanında her bir uzvunu ayrı ayrı ilaç malzemesi olarak sıkça kullanmışlardır. Keklik eti ve yumurtası ”Sümer erkeği tarafından cinsel gücü arttıran ilaç, ‘viagra’ olarak kullanılmıştır.” (6) Hititler, keklikten benzer şekilde yararlanmışlar ve kümes hayvanı olarak yetiştirmişlerdir.

Yunan mitolojisinde birçok değişik anlatımı olan Daidalos ve Talos söylencesine göre: “Daidalos tarafından kıskançlık nedeniyle öldürülen Talos’un ruhu tanrılar tarafından kınalı kekliğe dönüştürülmüştür.” (7)

Keklik, ormana, doğaya ve insana sağladığı faydalar nedeniyle geçmişte ve günümüzde Anadolu coğrafyasının vazgeçilemeyen av kuşudur. Kaçak avlanmalar nüfusunu azaltmış, yangınlarla soyu yok olma tehdidi altına girmiştir…

Yangında kaybedilen orman alanları, Anayasanın 169’uncu maddesi dikkate alınarak ağaçlandırılmalı, ağaçlandırma yapılırken,  başta keklik olmak üzere doğaya faydalı ve üretilmesi mümkün yaban hayvanları üretilerek, yeşillendirilen alanlara bırakılmalı tekrar orman halini almasına yardımcı olunmalıdır!

KAYNAK:

1-Gyde LUND- Çeviren: Bekir Kayacan, Orman nedir? Tanımlar Farklı Sonuçlar Doğurur Türkiye Örneği. S.11 İhttps://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/59836

2-İlhan Gülen- Metin Özdönmez,  Türkiye’de Orman ve Ormancılık. Makale Bilim Teknik dergisi 168. Sayı S. 21

3-Meydan Larousse, 7. Cilt S. 147

4-Ali Haydar Avcı, Konargöçer Toplumlar ve Osmanlının Kuruluşu. S. 132

5- Age. S. 185

6-Muazzez İlmiye Çığ, Ortadoğu Uygarlık Mirası-2. S. 207

7-Robert Graves, Yunan Mitleri. S.384-385

YORUM EKLE
YORUMLAR
Cafer Çakır
Cafer Çakır - 2 hafta Önce

Beğendim. Tebrikler.

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @Cafer Çakır - 2 hafta Önce

Teşekkür edrim.

Harika
Harika - 2 hafta Önce

Teşekkürler

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @Harika - 1 hafta Önce

Teşekkür ederim.

ahmet Sırakaya
ahmet Sırakaya - 1 hafta Önce

çok beğendim hepsi dogru

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @ahmet Sırakaya - 1 hafta Önce

Teşekkür ederim.

Nevzat Arslan
Nevzat Arslan - 1 hafta Önce

Yörük yaşlılarımız derdi ki,
Kekik, keklik olan yerde eğleşin,
Şarkı, şarab olan yerden geçin.

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @Nevzat Arslan - 1 hafta Önce

Yörükler doğayla dost yaşamışlardır.

banner158