BARAJLAR NE KADAR YARARLIDIR?

2021 yılında Ege bölgesinin önemli nehirlerinden, Büyük Menderes Nehri kurudu. Takip eden yıllarda yaz aylarında suyu azalmaya ve kurumaya devam etti. Nehrin kuruması, nehirde yaşayan canlıların ölümüne ve tarım ürünü kaybına neden oldu.

Nehrin kurumasının nedeni iklim krizi, yanlış su ve tarım politikaları, vahşi sulama, zamansız ve bol su verilmesi sonucu barajların boşalması, olağan yağışların ve orman varlığının azalması olarak sıralayabiliriz…

Barajların doğal ve canlı yaşam üzerinde olumsuz etkilerinin olduğu bilim insanlarınca ileri sürülmektedir. Canlıların yaşaması için suya gereksinimleri vardır. Barajların önce sakıncalarını sonra neden gerekli olduğunu şöyle açıklayabiliriz:

Barajların sakıncası: Toplanan suyun kimyasal bileşiminin değişmesi yöredeki bitkileri ve canlıları etkiler. Bölgeden göç eden insanların yaşam tarzı ve tarım topraklarının verimi değişir. Yüksek basınç, deprem ve toprak kayma tehlikesi yaratır…

Dev baraj ve büyük yapay göl ve göletlerin doğada önemli sayılacak bir takım anormal durumlar yarattığının gözlemlenmesi, bilim insanlarının gözünü açmıştır. Baraj ve göletlerin getirisinin yanında tehlikelerinin de olduğunu bundan yıllar önce Türk Bilim insanları araştırmış ve araştırmalarını yayınlayarak ilgilileri uyarmıştır…

Faydalarına gelince: Sel oluşumunu engeller, erozyonu önler, enerji üretmekte, tarımsal sulamada yararlıdır. Ani yağılarda suyun doğrudan denize akmasının önüne geçer, su stoklar. Dünyada suya gereksinin gün geçtikçe artmaktadır, yağmur hasadı yapılarak barajlarda su depolanmalıdır…

Ne yapılmalı? Yararı ve zararı olan barajların kurulmasında en doğru yol; elde edilecek nimetler, çevreye vereceği zararları, sosyal alanlarda göze alınacak her türlü fedakârlığa değip değmeyeceği bilimsel yöntemle araştırılmalı ve hesaplanmalıdır…

Baraj kurulurken mutlaka bilimsel yöntem uygulanmalıdır. Baraj ve göletlerindeki su toplama alanlarındaki toprağın su tutma (sızdırmazlık) kapasitesi araştırılmalı, baraj alanındaki bitkiler tamamen temizlenmeden su biriktirilmeye başlanmamalıdır…

 

Su içinde kalan bitkilerin çürümesi ile sera gazları oluşur. Sera gazları normal ölçülerde olduğu sürece sakıncalı olmaz. Ancak sanayileşmenin getirdiği olumsuzlukla birleşince Atmosferdeki CO2 ve CO oranı artar ve Ozon tabakasının incelmesine hatta delinmesine neden olabilir...

Dünyadaki canlı yaşama olanak sağlayan ve onu güneş sistemindeki diğer gezegenlerden farklı kılan özellik, su, Atmosfer ve Atmosferdeki sera etkisidir. CO2 ve sera gazları, dünyayı adeta bir yorgan gibi sarmaktadır. Atmosfere normalin üstünde sera gazı salınması, Atmosferin dengesinin bozulmasına neden olur. Dengenin bozulması ortalama ısıyı artırır ve iklim krizine neden olur…

Gelecek; suya, özellikle temiz içilebilir tatlı suya, temiz hava, orman ve tarım toprağına sahip ülkelerin olacaktır.

YORUM EKLE
YORUMLAR
İsmet Bozkurt
İsmet Bozkurt - 1 yıl Önce

Ne yazık ki bizde hiç biri yok kalan kırıntılarıda üç kuruş için hoyratça harcıyoruz .

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @İsmet Bozkurt - 1 yıl Önce

Yorumun için teşekkür ederim, selamlar, sevgiler.

Cafer Çakır
Cafer Çakır - 1 yıl Önce

Beğendim. Tebrikler.

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @Cafer Çakır - 1 yıl Önce

Teşekkür ederim, selamlar, sevgiler.

A.A Trabzon
A.A Trabzon - 1 yıl Önce

Bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim.Saygılar selamlar sunuyorum.

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @A.A Trabzon - 1 yıl Önce

Teşekkür ederim, selamlar, sevgiler.

RAUF değirmenci
RAUF değirmenci - 1 yıl Önce

Güzel bir yazıyı zevkle okudum.Faydalandım. Teşekkür ederim selamlar

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @RAUF değirmenci - 1 yıl Önce

Teşekkür ederi, selamlar, saygılar.

banner158