OSMAN OĞLU NASUH PAŞA

Oldum olası bu topraklardan kimler geldi kimler geçti merak etmişimdir. 2006 yılında Eski Eserleri Sevenler Derneği Başkanlığım dönemimde Aydın Aydın bültenini daha sonra bülteni dergiye dönüştürerek Aydın Aydın Tarih ve Kültür Dergisini çıkartırken bu merakımı gideriyordum. Dergiye gelen her yazı ufkumu genişletiyor, araştırmacılara kaynak niteliğini taşıyordu.  Yerel yazarlarımızın ve Üniversitemizdeki Akademisyenlerin yer aldığı dergide, emeği geçen herkese, sponsorlara, yazanlara, basan matbaaya yeri gelmişken bir kez daha teşekkür ederim. Nasuh Paşa’nın kim olduğunu gelen yazılardan okumuştum.

Doğum tarihi bilinmeyen Osmanoğlu Nasuh Paşa’nın doğum yeri Aydın Güzelhisar olarak kayıtlara geçmiş.

Başlangıçta ilmiye mesleğine düşkün bir genç iken 1691 yılında Aydın’ın Bozdoğan kazasının dağlarında eşkıya olarak ortaya çıkar. O günlerde etrafına iki yüz, üç yüz adam toplayıp, onlarla vilayette, köy ve kasabalarda birçok eve baskınlar düzenler ve erzaklarına el koyarak geçinir. Osman oğlu Nasuh’un eşkıyalıkta güçlenmesi uzun sürmez, gün geçtikçe de ünlenir.

Nasuh Paşa, bölgesine vergi toplamak için gelen görevlileri istemeyen,  engel olan bir eşkıyadır. Onun hoşnutsuzluğu, vergi toplayıcılara gösterdiği tepki kısa sürede valinin kulağına gider. Gitmesine gider de Nasuh Paşa, durumdan haberdar olan, kendisini izleyen vali ve mütesellimleri de yıldırmayı başarır.

Bunun üzerine merkez yönetim onu durdurmak için üzerine Bostancı ile Bostancıbaşı ağası gönderir. Ama onun tecrübesi, teftiş için merkezden gelen Bostancıbaşı Mustafa Ağayı da pes ettirir.   Galibiyeti Osmanlı İmparatoruna bildirilir. İstanbul, onun hakkında konuşurken O,  Cezayir’e gider. Kısa bir süre Cezayir’de kalır. Kaldığı süre içinde Ocak Ağalarından Yusuf ile bir sefere katılır. Bu seferde de başarı gösterince, paşalık unvanı ve Aydın muhassıllığı verilerek ödüllendirilir. Aydına geri döner.

Osmanlı İmparatorluğu’nun XVII yüzyılın sonları XVIII yüzyılın başlarında uygulamaya başladığı muhassıllığın amacı; vergi toplamada karşılaştığı sıkıntılardan kurtulmaktır. Aydın bölgesi,  Saruhan, Menteşe ve Teke (Antalya ) yarımadasının bir bölümünü içine alan geniş ve zengin alan olup, bölgeye atanan kişi hem yöneticilik yapan hem de vergileri toplayan yetkilidir.

Osmanoğlu Nasuh, öncelikle bu kadar geniş bölgenin muhassılı olarak, bölgesinde bulunan vergilerin toplanmasına engel olan başıbozuk eşkıya gruplarını etkisiz hale getirme, küçük eşkıya gruplarını sindirme kararı alır. Kendisinin de bir zamanlar eşkıya olması eşkıya gruplarını alt etmede kolaylık sağlar. Bu hususta bir zamanlar arkadaşları olan eşkiya Eyüpoğlu ve Top Hasan’ı verdiği ziyafette öldürtmekten çekinmez, onların adamlarını da kendi safhasına katarak daha da büyür.  Aydın’dan sonra sıra Antalya’ya gelir. Antalya’daki eşkıya liderleri Boyacı Haci İbrahim, Hammal oğlu ve Gözübüyükoğlu’nun da aynı yöntemlerle gücünü kırar.

Aydın sancağına bağlı Alaşehir’de başıbozuklar bu kez halktan iki şahsın etrafında toplanırlar.  Bölge halkının uğradığı eziyetler dayanılacak gibi değildir ve Nasuh Paşa, eza görenlerin şikâyetlerini İstanbul’a bildirir. Bu şahısların yakalanılarak sürgün edilmesini de yönetimden ister. İstanbul Nasuh Paşa’nın bu talebi yerine getirilir,  şikayet edilenler Rodos’a sürgün edilir.   Artık Paşanın merkezde sözünün geçtiği diğer muhassıllar arasında yeri ve durumunun parlaklığı ispatlanmıştır. Nasuh paşa, vergileri zamanında toplayıp, hatta zaman zaman vaktinden önce de göndererek itibarını arttırmaya devam ettirir. Bazı işlerin  sağlıklı şekilde yürümesi için yöre ayanlarından yardım alir, olmayacak işleri oldurtmak için rüşvet bile  verir.

Bu dönemde Şam’da sıkıntılar vardır. Buraya güçlü bir yönetici atamayı düşünen İstanbul Nasuh Paşa’yı en uygun aday olarak belirleyerek Aydın Muhassıllığı üzerinde kalmak şartıyla 1708/1709 yılında Emirü’lhac olarak Şam’da görevlendirir. Artık paşamız terfi de etmenin sağladığı avantajla Şam’a gider.  Şam’da tüm bilgi ve becerisiyle eşkıya gruplarını bastırıp, asayişi sağlar.

Ama para şan şöhret başını döndürür, yetkilerini kötüye kullanır. Akraba ve yakınlarını kayırır, henüz 15 yaşındaki oğlu Ali Beyi Kudüs’e, kethüdasını da  Habeş beylerbeyliğine atar, çevresine çeşitli eyaletlere muhassıllıklar  verir, fakat bu aşırı dengesiz davranışları merkeze bildirilir  ,merkezi yönetimle arası açılır..

İstanbul, tüm yaşananları sonlandırmak üzere, Nasuh Paşa’nın yakalanarak kesik başının aynı zamanda servetinin getirilmesini ister, bunun için ayrıca bir gemi ve güçlü bir ordu gönderir.

Nasuh Paşa Şam yakınlarında yakalanıp kesik başı ve servetinin bir kısmıyla gönderilen gemiye yüklenir. Ancak gemi İstanbul’a varamadan batar. (1126H)

Sevgiyle kalın. havvacetinturk@gmail.com.

Kaynak; SARIBEY Aysun Aydınlı Osmanoğlu Nasuh Paşa

Aydın Aydın Bülteni 2007 sayı 33,sayfa: 8

Doç.Dr. DEMİR Tanju-Doç.Dr. ÇELİK Bülent XVII ve XVIII. Yüzyıllarda Aydında Muhassıllık İdaresi ve Aydın Muhassılları  /

Aydın Aydın Tarih ve Kültür Dergisi   2008/sayfa 9

YORUM EKLE