SADECE AĞAÇLAR MI YANIYOR SANIYORSUNUZ?

Temmuz ayından itibaren sıcaklıkların normal seviyenin çok üzerine, gölgede 43-44 derecelere çıkmasıyla Anadolu’da olağanüstü doğa olayları yaşanmaya başladı. Karadeniz Bölgesinde seller can ve mal kaybına neden olurken, Batı, Akdeniz ve Güney Anadolu bölgelerinde alışılmışın dışında birçok yerde orman yangınları çıktı. Yangınlar can ve mal kaybına neden oldu, ciğerlerimiz yandı…

Dünya üzerindeki bitki örtüsünü şekillendiren, canlıların dağılımını sağlayan ekolojik etmenlerin başında su ve sıcaklık gelir. İnsan, faaliyetleri suyu kirlettiği gibi kullandığı fosil yakıtlarla Dünyanın normal ısının artmasına neden oldu. İklim değişikliği başladı ve hızla iklim krizine dönüştü…

İklim krizi yağışların ani ve aşırı oluşmasına, sıcaklığın artması kaçınılmaz olarak ormanlık alanlarda yangınları da beraberinde getirdi. Sellerde ve yangınlarda yok olan sadece ağaçlar değildi elbet. Seller, bitki ve ağaçları besleyip,  büyüten, yeni türler oluşmasına ve nesillerinin devamını sağlayan toprakları, içinde yaşayan canlılarla birlikte yok etti…

Anadolu’nun dört bir yanında çıkan orman yangınları, kentlere de sıçradı, kentleri, köyleri yaktı.  Yangınlar, bölgede binlerce yılda oluşmuş ekosistemde yaşayan ve milyonlarca ağacı, kaçamayan canlıyı ve evcil hayvanı yok etti, insanların ölümüne ve yaralanmasına neden oldu…

Yangınlara ve sellere anında ve yeterli müdahale yapıldı mı? Yangınla mücadelede yeterli yasal düzenleme yapılmış veya önceden alınan önlemler değiştirilmiş mi? Personel ve yeterli donanım var mı? Ormanlık alanlar ve meralar amacı dışında kullanılmış mı? Elbette hatalar yapıldı, mevcut Anayasa ve yasalar görmezden gelindi. Bunları ileride değerlendireceğim.

Ağaç ve orman denince aklınıza yeşillik, odun toplamak, kereste elde etmek, avcılık ve piknik yapılacak yerler gelmesin! Ağaç, her şeyden önce Oksijen soluyan tüm canlıların yaşamasını sağlayan Oksijeni bedava üreten fabrikadır. Çeşitli ağaçların oluşturduğu orman, yaban hayatına ev sahipliği yapar ve bulunduğu bölgenin ısısını ayarlar, buharlaşmayı ve sıcaklığın yükselmesini önler…

Aşırı yağış alan ve heyelan tehlikesi olan bölgelerde toprağa saldığı kazık kökleriyle yüzey topraklarında oluşacak heyelanları önler, sel oluşmasının önüne geçer,  yağmur ve kar suyunun yeraltına inmesine yardım eder. Yağış rejimini düzenler.

Anadolu, bitki ve ağaç türü açısından oldukça zengin bir coğrafyadır. Bir örmek vermek gerekirse “Yeryüzünün %0,6 sını bitki türleri kapsar, bunların %2,6 sı Anadolu coğrafyasındadır. Türkiye’de 1320 cinsten 9996 bitki türü doğal olarak yetişmektedir. Bunların 3035’i yalnızca Anadolu’da yetişebilen Endemik türlerdendir.” (1) Yangın ve sellerle işte bunları kaybediyoruz!                    

Sel suları ile akıp giden ve yangınlarda yanan, binlerce yılda oluşmuş toprakta; karıncalar, termitler, solucanlar, salyangozlar, köstebekler, fareler, sürüngenler yaşar.

Ormanda, memeli hayvanlar, kuşlar, yılanlar, sincaplar, geyikler ve diğer canlılar yaşar. Ormanda yaşayan bu canlıların ekosistem içinde ve canlı yaşamın devamında önemli görevleri vardır. Onlar yaşam zincirinin birer halkasıdır. İnsan kaynaklı faaliyetler nedeniyle yaşam alanları daraltılmış, bazı bölgelerde yok edilmiştir…

Bu günlerde yaşadığımız ve ders almadığımız olağanüstü doğa olayları, büyük çapta sellere, orman yangınlarına ve ekosistemin çökmesiyle sonuçlanmıştır…

Dünyada yaşayan her canlının yaşama ve yayılma alanını, o canlının gereksinim duyduğu çevre koşulları belirler. Çevresine uyum sağlayamayan bütün canlılar uyum sağlayabileceği yeni bir çevreye göçer ya da nesli tükenir. Bunun istisnası insandır, o Dünyanın her yerinde çevreyi kendine uydurarak yaşamasını bilmiştir…

İnsan, Dünyanın her bölgesinde yaşamasını bilmiştir, bilmesine de yaşam alanını kirleten, doğayı yok eden, canlıları, hemcinslerini zevk için öldüren ve Dünyayı yaşanmaz hale getiren tek canlı olmuştur.

Dünya, bilim insanlarının deyimiyle altıncı yok oluşa hızla ilerlemektedir. Kurtuluş için zamanımız az kalsa da doğaya yaptıklarımızdan vaz geçip onunla ve doğada yaşayan canlılarla tekrar dost olabilirsek altıncı yok oluşun önüne geçebiliriz!

KAYNAK:

1-Yücel Çağlar, Hukuksal Kıskaçtaki Ormanlar ve Ormancılık. S.39

YORUM EKLE
YORUMLAR
İsmet Bozkurt
İsmet Bozkurt - 2 ay Önce

Sevgili İsmail Türkay öncelikle çevre duyarlılığınız ve uyarılanız için teşekkür ederim. Dilerim bu emekleriniz karşılık bulur .

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @İsmet Bozkurt - 2 ay Önce

Teşekkür ederim, olay olmadan önce önlem alınırsa zarar en aza iner. İnsanlar bunu anlatmaya çalışıyorum.

Cafrer Çakır
Cafrer Çakır - 2 ay Önce

Beğendim

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @Cafrer Çakır - 2 ay Önce

Teşekkür ederim.

banner158