SANATÇI OLMAK ZOR ZANAAT

Her zaman söylediğim gibi, sanatçı olmak zor! Kadın olmak daha zor! Bu ülkede hem kadın hem sanatçı olmak çok daha zor! Sanatın böylesine itildiği bir ülkede sanatçı olmak ve bu mesleği yapmak kadar zor bir şey yok! Sanatçı sonradan olunmaz. Sanatçı olarak doğuştan o özellikle doğar. İnsanlar ya sanatçı doğar ya da dökme suyla sanatçı olunmuyor! O ruh zaten içinde vardır.

Bir sanatçı bir işi ortaya çıkartabilmek için bütün ruhunu, duygularını, yaşanmışlıklarını, biriktirdiklerini, acılarını, sevinçlerini, zamanını, hayallerini ortaya koyar. Çalışır soyut, somut emek verir üretir. Kendi hayatına, yaşanmışlıklarına dair birçok şeyi ortaya koyar ortaya çıkardığı eserle. Çalmaz (gerçek sanatçılardan bahsediyorum) kendinden bir sürü iz olur. Bu, kendine değmiş dokunmuş her şeye dair biriktirdikleridir. Bir yerde, ürettiğin iş seni anlatır. Rengiyle, kokusuyla, biçimiyle, yorumuyla seni anlatır. Senden bir izdir yaptığın sanat eseri. Çalışır durursun. Araştırma yaparsın hiç oldum demeden. Zaten olmaz ki insan. “oldum” demek bitiştir. Sürekli araştırır kendiyle savaşır daha iyisini, daha daha iyisini, farklısını yapmak için araştırır. Taklit etmez. Kolay değildir yolculuğu. Farklıdır düşünceleri, ruhu. Yaratmayı sever. Yaratamazsa sancılanır ta ki yeni bir eser ortaya çıkarana kadar. Zor bir süreçtir doğurmak gibi, hani candan can çıkar ya işte öyle. Sancılanır acı çeker düşünür gece, gündüz. Yani kısacası öyle kolay değildir bir iş üretmek, bu yolda yürümek!
  

Renklerle, fırçalarla ya da başka materyallerle işimiz. Pek çok malzemeyi, Pek çok yüzeyi, mekânı tuval olarak kullanabiliriz. Düşünürüz üzerinde, neyi, nerede kullanacağız? Felsefesi vardır, estetiği vardır, tasarımı, düşüncesi, dengesi vardır. İşte birçok doneyi bir arada düşünürüz. Zordur işimiz..
  

Bütün bu yaşadıklarımız kendimizde kalır. Bir tek biz biliriz. Bunlar dile getirilerek kelimelerle ifade edilemeyebilir. Ancak sanatla ifade ettiğimiz, kim hangi sanatla uğraşıyorsa onun iletişim ve ifade yolu budur.

Biz birçok detayla bir iş ortaya çıkarırken emeğimizin karşılığını alabiliyor muyuz? Bu çok da kolay değil. Bir sanatçının özellikle bir resim sanatçısının üzerinden para kazanmayan yok. Sergiler açıyoruz. Yaptığımız işi, verdiğimiz emeği göstermenin yolu bu. Zaten eseri üretirken geçen zaman elde var. Arkasından galeri için zaman bekliyorsun. Daha sonra salon kirası diye bir saçmalık çıkıyor karşımıza. Hadi onu da ödedik diyelim. Aynı şehirde sergi açıyorsan çok problem değil ama başka şehirden geliyorsan bir de yol masrafı çıkıyor karşına.
Belediyelerin asli görevidir sanata ve sanatçıya destek çıkmak önünü açmak ancak başta belediyeler sanatçının sırtından para kazanmaya bakıyorlar önce. Sanatçıyı yapayanlız bırakmak doğru değil.
  

Daha çok kendi işimle ilgili olduğu için resim sanatçıları üzerinden konuşuyorum. Bizlerin ekonomiye küçümsenmeyecek bir katkısı var. Tuval yapımından başlayarak çerçeveciye, galericiye kadar üzerimizden kazanmayan yok neredeyse. Sırasıyla keresteci, marangoz, kumaşçı(tuval bezi), kırtasiye(boya malzemeleri, fırçalar, resim araç gereçleri, vs.), çerçeveci kazanır. Bir bununla kalsanız iyi, bir de galeriler günlük kira alırlar. Resimler ne kadar satılır, satılır mı? Bir garantisi olmaz. Sergi bittiğinde el elde, baş başta toplar resimlerini gider sanatçılar. Herkesin sorduğu soru da cabası. Hiç kimseye sorulmayan hatta sorulması ayıp olan ‘’resim sattın mı? Kaça sattın? Kaç resim sattın?’’gibi yakışıksız sorular. İki liralık çorabı para verip alan insanlar sizden onca emekle yaptığınız işi hediye etmenizi pişkince isterler. Bir de kısacık sürelerle yaptığınız masrafa mı, emeğemi yanacaksınız? Hele şimdi doların artmasıyla ateş pahası olan malzemelerle nasıl yapılacak sanat çok merak ediyorum. Atölyeye gelen öğrencilere malzeme söylerken üzülüyorum. Bir şekilde bitirilmeye çalışılıyor dolaylı yollardan. Bir de belediyeler salonları kirayla verirlerse ne yapsın sanatçılar. Lütfen sanatçılara bari bunu yapmayınız. Bizim işimiz bu! Mesleğimiz yani. Bilmem anlatabiliyor muyum? Başka gelirleri olmazsa, çok isim yapmış sanatçıların dışında insanlar yaptıkları, ortaya koydukları sanattan para kazanamıyor.

Eskiden galeriler çok farklı çalışırdı. Sanatçı da kazanırdı galeri de. Galerilerin kendi koleksiyonerleri vardı. Onlar davet edilir mutlaka resim satılırdı. Kokteyli galeri yapar satıştan yüzde alır, ama satardı mutlaka. Sadece bir resminizi bırakırdınız galeriye. Ve siz de mutlu memnun, galeri de mutlu memnun kazançlı olurdu bu işin sonunda. Şimdi herkes kazanıyor sanatçının sırtından. Bir tek kazanamayan sanatçıdır.

Bir serginin en az bir ay açık kalması gerekiyor. Hem duyulması, hem tanınması, hem de daha çok insanın gezmesi, talep etmesi karar vermesi açısından öyle bir hafta on gün sergi olmaz. Ama sağ olsun amatör arkadaşlar bu işi üç günlük, iki günlük, dahası bir gün sabah açılık, akşam kapatılmak üzere açtıkları sergiler sayesinde bu piyasayı da kötü hale getirdiler.

Sergi bir belediye etkinliği değildir. Bir sanatçının belki kaç yıl süren çalışmalarını sergileyerek ondan kazanç beklemesidir ki hayatını onunla idame ettirebilsin. Ama nerdeee? Mümkün değil artık. Geri dönüşü olur mu bilmem? Bu şartlarda imkânsız görünüyor. İnsanlar yesin içsin lay lay lom yapsın diye aylarca emek verilmez. Eskiden galerilerle kıyaslanamaz artık çok farklı uygulamaları vardı. Zaten eskiden ne kaldı ki. Eskiden sanata ve sanatçıya saygı vardı. Şimdi sanat eserleriyle eğlenip gerekirse ‘’beğenmedik’’ deyip yıktırıyorlar.

Sanatçı kimsenin eğlence aracı değildir. Resim Picasso nun dediği gibi ‘’bir eğlence aracı değil bir savaş aracıdır’’ sanatçıya sarayın soytarısı muamelesi yapılamaz. Sergilere açılışlara gelerek sohbet, muhabbet, yemek içmek evet ama asıl amaç sanatçının amamcı aylar, belki yıllar süren emeğini ortaya koyarak insanların izlemesini sağlamak, içinde de bir mesaj vermektir. ALABİLENE…

İŞTE BU YÜZDEN GEREK ÖZEL GALERİLERDE, GEREKSE RESMİ GALERİLERDE AÇILAN SERGİLERDEN HİÇ OLMAZSA KURUMLAR BİR ESER SATIN ALIP SANATÇIYI MUTLU ETMELİ BU SAYEDE SANATA VE SANATÇIYA VERİLEN DEĞER KORUNMALI. VE SAYIN BELEDİYE BAŞKANLARIMIZIN DA LÜTFEN BU AÇILIŞLARA ZAMAN AYIRMALARINI DİLİYORUM.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Zeynep tunç
Zeynep tunç - 1 yıl Önce

Yüregine saglık okadar dogru cümlelerle anlatmışsın ki her meslekte olan zorlukları sanatçılar özel dir özel kalmalı sevgilerrr başarılar