Tezcan: Gidiyor gitmekte olan, geliyor gelmekte olan

Tezcan: Gidiyor gitmekte olan, geliyor gelmekte olan

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, “Seçimin kapısı geçimden geçer arkadaşlar, seçimin kapısı geçimden geçer. Milletin geçim kapısını kapattıysanız bilin ki seçim kapısı da size kapalıdır. Gidiyor gitmekte olan, geliyor gelmekte olan” dedi

Cumhur İttifakı’nın büyük bir sıkıntı içinde olduğunu savunan Tezcan, “İktidarı kaybetme tehlikesi içerisindeki her siyasi parti gibi Cumhur İttifakı’nı oluşturan partiler de can simidi olarak seçim mevzuatında değişiklik yapma yolunu seçmişlerdir, arayış bu. Siyaset, milletin gönlünde itibar kazanmakla yapılır. Siyaset yolculuğu milletin gönlünde itibar kazanmaktan geçer. Eğer milletin gönlünde itibarınızı kaybetmişseniz milletin gönlünde kaybettiğiniz itibarı kanunun satır aralarındaki tuzaklarda bulamazsınız, bulamazsınız. Şimdi, görüyoruz ki AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi kaybettiği itibarı kanunun satır aralarında aramaya çalışıyor” dedi.

“NİYE YÜZDE 7?"
Ekonomik sorunlara değinen Tezcan, “Çarşıya, pazara güç yetmiyor. Mazot 3 kat artmış, et 2 kat artmış, süt artmış, ayçiçeği artmış, vatandaş çarşıya gidemeyecek, pazara gidemeyecek hâle gelmiş; AK Parti kaybettiğini yanlış yerde arıyor. Bu kanun teklifinin altında imzası olan arkadaşlar, bu itibarı kanunun satır aralarında kaybetmediniz; çarşıda kaybettiniz, pazarda kaybettiniz, markette kaybettiniz, nerede kaybettiyseniz orada arayın, burada boşuna uğraşmayın. Burada bulamayacaksınız” ifadelerini kullandı.

Teklifin yasalaşması durumunda yüzde 10’luk seçim barajının yüzde 7’ye indirileceğini anımsatan Tezcan, şöyle devam etti: “Güzel, teşekkür ederiz. Yüzde 10 barajın fazla olduğunu bakın, değil günlerdir, aylardır yıllardır konuşuyoruz ya, dilimizde tüy bitti. E, yüzde 7’yi lütfetmiş arkadaşlarımız. Şimdi soruyorum, niye yüzde 7? Niye yüzde 7? Ha, milletimiz bunu biliyor, hesabı yaptınız. Milliyetçi Hareket Partisinin ihtiyaç duyduğu oran yüzde 7. Ya, bizi niye uğraştırıyorsunuz? O zaman gelin, hep beraber bir teklif verelim, birlikte diyelim ki Milliyetçi Hareket Partisinin ihtiyacı olan oran neyse baraj odur diyelim. Niye 3,7,5,8 diye uğraşıyorsunuz?”

“GİDİYOR GİTMEKTE OLAN”
Bülent Tezcan, “Bakın, her seferinde, burada sayın hatip de savunurken ‘E canım, yönetimde istikrar için baraj gerekli’ dedi. İyi de o, parlamenter sistemde gerekliydi. ‘E, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde yürütme tek kişi, onu da millet seçiyor’ bunu diyen sizsiniz. E, milletin seçtiği yürütmenin doğrudan vatandaşın oyuyla seçildiği sistemde artık barajın yönetimde istikrara bir etkisi yok ki. Artık mesele temsilde adalet. Bu sistem sürecekse barajın tamamen kalkması lazım ama makul bir baraj, en azından 6 siyasi partinin ortak mutabakatında söylediği gibi yüzde 3, evrensel ölçülerde de “Makul baraj yüzde 3’tür.’ deniyor. Ya, niye yüzde 3 getirmiyorsunuz? ‘Yok, MHP'nin ihtiyacına göre belirleyeceğiz, siyaset mühendisliği yapacağız’ diyorsunuz; siyaset mühendisliği. Ama boşuna uğraşıyorsunuz. Gitmekte olanın hiçbir zaman seçim kanunlarını değiştirerek çöküşten kurtulduğu görülmemiştir. Gidiyor gitmekte olan, geliyor gelmekte olan. Bu da sizi kurtarmayacak” sözlerine yer verdi.

“MİLLET BU DERTTEN KURTULACAK”
Türkiye’de 1950’den bu yana en kıdemli hâkimlerin seçim kurulu başkanı olarak görev yaptığını ifade eden Tezcan, şu görüşleri aktardı:

“Rahmetli Menderes bundan rahatsız olmadı, rahmetli Celal Bayar bundan rahatsız olmadı, rahmetli Ecevit, Demirel, Turgut Özal, sayın bütün liderleri, hiçbirinin aklına bundan rahatsız olmak gelmedi; niye siz rahatsızsınız? En kıdemli hâkimden niye rahatsızsınız? En kıdemli hâkimin yerine tombaladan çıkan hâkimi koymaya çalışıyorsunuz. En kıdemli hâkimin yerine tombaladan çıkan hâkimle seçim yapmak isteyeni bu millet sandıkta tombala torbasının içine sokacak hiç şüpheniz olmasın. Elinizde patlayacak. Şimdi, deniyor ki yıllardır uygulanan bir yöntem var: Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu olan parti varsa Mecliste her şeyi yapar. Grup Başkan Vekili vardır, öneri verir; ya, bu siyasi partilerin seçime girme hakkı da var. İşin ilginci, 2002 yılı seçimlerine giderken AK Parti de teşkilat şartını gerçekleştirmemiş olmasına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu olduğu için seçime girme hakkı kazandı ve yirmi yıldır milletin verdiği oyla iktidarsınız. Ya, yirmi sene önce bu kanunun size tanıdığı hakkı şimdi hangi endişeyle başkalarının elinden almaya çalışıyorsunuz, hangi endişeyle almaya çalışıyorsunuz? Ha, belli ki demokrasiye kurduğunuz tuzağı bozmaya dönük 15 milletvekilinin demokrasi kahramanı olarak İYİ Partiye gidip oyununuzu bozması canınızı çok acıtmış. Hâlâ canınız yanıyor, hâlâ canınız yanıyor. Belli ki bu. İşin özü şu: Seçimin kapısı geçimden geçer. Milletin geçim kapısını kapattıysanız bilin ki seçim kapısı da size kapalıdır. Bugün geçimin kapısı kapalı, onun için seçimin kapısının anahtarı bizim elimizde ve inşallah, o kapıyı açacağız, millet de bu dertten kurtulacak.”

YORUM EKLE
liste
SIRADAKİ HABER

banner158