Spor ve Çocuklarımızın Sağlığı

          Adnan Menderes Stadyumu’nun 2 nolu yan sahasında oğlumun da içinde olduğu çok sayıda çocuk hafta içi futbol antrenmanı yapıyor. Akşam 17.30 ile 19.00 arası süren bir çalışma bu. 19.00 sonrası da antrenman yapan çocuklar  var. Bütün gün okulda derslerden bunalan çocuklar için çok sosyal ve rekreatif bir ortam burası. Onların gelişimi için zorunlu ve yararı tartışılmaz bir etkinlik bu spor buluşması. Standard bir futbol büyüklüğündeki bu yan saha dörde bölünmüş ve aynı anda 4 amatör klüb oyuncuları antrenman yapıyor. Onları çalıştıran hocaları ile söyleşiyoruz. Hepsinin ortak derdi yeterli spor yapacak alan ve tesis yok. Bu nedenle hafta içi okul döneminde geç bir saatte çalışmak zorunda kaldıklarını söylüyorlar. Hepsi çocuklarımızın spor gereksinimleri için yeterli yatırımın yapılmadığını, gereken desteğin tam verilemediğini dile getiriyorlar. Kimi merkezi hükümete, kimi belediyeye eleştiride bulunuyorlar. Bu sahaya ne zaman yolum düşse her zaman hınca hınç çocuk dolu.

          Ortaokulda haftada 2 saat beden eğitimi dersi görüyor çocuklar. Ama bu yaş çocuğu için haftada bu iki saat hiç yeterli değil. Çünkü çocukların büyük bir oyun gereksinimi var ve gün içinde bunu tam karşılayamıyorlar. Beden eğitimi dersinin olduğu gün daha mutlu gidiyor ve dönüyorlar okuldan. Oysa günlük olarak düzenli bir spor saati ya da beden eğitimi dersi çocuklar için çok gerekli ve yararlı. Hem ruhsal-bedensel gelişimleri için hem de akademik başarıları için. Ama eğitim sistemi bu konuda çok yetersiz ya da başarısız. Ama bilinçli aileler çocuklarını spora yönlendiriyor, onları teşvik ediyor ve cesaretlendiriyorlar. Bu konuda toplum olarak biraz daha bilinçlendik.

          Son yıllarda sayıları hızla artan amatör spor klüpleri çocuklar için büyük bir olanak sunuyor. Her yaş kategorisinde başta futbol olmak üzere her dalda eğitim veriyor, çocukların bedensel ve ruhsal gelişimlerinde önemli bir rol oynuyorlar. Öğretici hocalarının çoğunluğu genç ve üniversitelerin beden eğitimi bölümlerinden mezun bilinçli ve donanımlı bireyler. Devletin öğretmen olarak atamayarak harcadığı ama kendilerince mesleklerini yapmaya çalışan bir antrenör kuşağı var. Ailelerle iletişimleri iyi, çocukları yönlendirmeleri, onları izlemeleri ve gelişimleri için çaba göstermeleri takdire değer. Bu amatör spor klüplerinin desteklenmesi, çalışmalarından daha fazla çocuğun yararlanması için desteklenmeleri kaçınılmaz. Birçoğu çalışmalarını ( futbol konusunda söylemek gerekirse ) Adnan Menderes Stadyumu yan sahalarında yapıyor. Kimileri özel halı sahalarını kiralayarak etkinliklerini sürdürüyorlar. Ama onların da sayısı yeterli değil. Okullardaki halı sahaları saymazsak Aydın’da 10 kadar halı saha anca vardır. Nüfusu üç yüz bine yaklaşan bir kentte bu tesis sayısı çok yetersiz. Genç nüfusun oldukça hızlı arttığı günümüzde çocuklarımız için daha çok spor tesisi yapmalı ve onları daha fazla sayıda spora yönlendirmeliyiz. Hareketsiz yaşam, obezite gelecek kuşaklar için büyük bir sağlık riski oluştururken bu konu öncel bir planlama olmak gerekir. Bir süre önce Cumhuriyet Gazetesi’nde çıkan “obezitede Türkiye Avrupa birincisi oldu” haberi konunun önemini gösteriyor. Çekirdek aile ortamında büyüyen çocuklarımız televizyondur, tablettir derken eve çakılı kalıyor ve bir süre sonra her anlamda sağlıklarını yitirme tehlikesiyle karşı karşı kalıyorlar. Oysa yaşadığımız çağın sağlık konusundaki altın ilkesi hareket ve hareketli bir yaşam tarzı. Özellikle çocuklarımız için. Sporun gerekliliği çocuklarımızın özellikle oyun ihtiyacı ile birleşince onların gelişimine ayrı bir ivme kazandırıyor.

          Türkiye’de devlet ne yazık ki spora ve genç kuşakların spor gereksinimlerine gereken ilgi ve desteği göstermiyor. Hazinenin kaynaklarında bu alana ayrılan bütçe çok yetersiz. Çoğu kez yatırım denen şeyler var olan tesislerin bakımı, yenilenmesi gibi konular. Oysa daha kapsayıcı ve radikal planlar gerekiyor. Merkezi otorite böyle ama yerel yönetimler de bu alanda çok duyarlı ve ilgili değil. Oysa kentte yaşayan çocukların spor alanı, oyun alanı ihtiyaçları için akan sular durmalı. Bu konular kentin gelişim planlarında ilk sıralarda yer almalı ve bütçeden önemli paylar ayrılmalı. Bir strateji geliştirilmeli. Kent merkezinde artık otopark, ofis yapıları değil çocuklarımız için spor tesisleri, sanat mekânları, sosyal alanlar öngörülmeli. Bu alanda, gerek Büyükşehir Belediyesi’nin gerekse Efeler Belediyesi’nin amatör spor klüblerini desteklemesi ve onlar için daha fazla sayıda spor tesisi yapmasını dileyelim.

YORUM EKLE