TARIM REFORMU NEDEN YAPILAMADI?

Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda Anadolu’da nüfus çok azdı ve nüfusun 4/3'ü köylerde yaşıyordu. Köylü; öteden beri kendisine dayatılan yaşam tarzını, tarımda kullandığı teknikleri değiştirip çağdaş uluslar seviyesine çıkmadıkça ülkenin kalkınması, uygarlaşması söz konusu bile olamazdı... (1)

Öncelikle ülkenin tarım topraklarının mülkiyeti sorununun çözülmesi gerekiyordu. Tarım toprakları köylünün, üreticinin tapulu malı değildi. Toprakların çoğunluğu devletin ve toprak ağalarının elinde idi…

Bu adaletsizliği ortadan kaldırmak için, topraksız köylüyü, çitçiyi toprak sahibi yapmak gerekiyordu. Bunun çalışması başlatıldı, yasa hazırlıklarına başlandı. Toprak reformuna ilk itirazlar doğuda toprak ağaları ve şeyhlerden, batıda ise büyük toprak sahiplerinden geldi...

Onlar, istedikleri gibi kullandıkları, sömürdükleri köylünün, marabanın toprak sahibi olup karşılarına dikilmesini istemiyorlardı. Bütün itirazlara rağmen 11 Haziran 1945 yılında “Toprak Reformu Yasası” çıkarıldı ama hiç uygulanamadan 1950 yılında yürürlükten kaldırıldı… (2)

1950 yılından itibaren iktidara gelen siyasi partilerin kurduğu hükümetler,  uyguladıkları liberal ekonomi politikaları ile çiftçinin, köylünün topraklandırılması konusunu rafa kaldırmış, köylünün topraklarını terk etmesini sağlayıp, kentlere göçmesini teşvik etmiştir. Göç sonucu kentleri içinden çıkılmaz bir kargaşaya sürüklenmiştir…

Kapitalizm ve işbirlikçileri, Türkiye’yi dönüştürmek ve her konuda kendi isteklerine göre hareket etmesini sağlama girişimini ilk kez Truman doktrini ve Marshall planı ile uygulamaya koymuştur...

Anadolu Köylüsü ve çiftçisi binlerce yıldır uyguladığı geleneksel tarım yöntemini değil, kapitalistlerin istediği şekil ve şartlarda tarım yapmaya, onun verdiği GDO’lu tohumu kullanmaya zorlanmıştır…

“Geleneksel tarımı güçlü bir ülkenin insanlarının, önemli bir bölümü kırsalda ve köylerde yaşıyor olması, ürettiği tarım ürünleri kendi kendine yetiyorsa o ülke sosyopolitik açıdan bağımsız bir ülkedir.” (3) İlkesi siyasal iktidarlarca görmezden gelinerek, ülke tarımda ve diğer alanlarda kapitalistlerin arzusu doğrultusunda yönetilmeye başlanmıştır…

Peki, topraksız köylüye işleyeceği toprağın verilmesi için başlatılan Toprak reformu yapılamamış olsa bile köylümüz ve çiftçi kendisine dayatılan liberal ekonomiyi ve tarımı neden benimsemiştir?

Bunun birçok nedeni var, Türkiye köylü toplum olmasına rağmen devlet, doğu ve güneydoğu Anadolu’da köylere tam olarak nüfuz edememiştir. Bunda feodal yapının ve halkın eğitim düzeyinin rolü büyüktür…

Batı bölgelerinde bile köy idari yapılanması içinde önemli mevki ve görevlere sahip, muhtar, öğretmen ve imam bir araya gelememiş, Cumhuriyetin değerlerini yeni kuşaklara tam olarak aktaramamış ya da aktarmamıştır... Bunda bazı köylere okul açılamayışının da büyük payı vardır…

Toprak reformu düşüncesi ülkenin kurucu partisi CHP’nin gündeminde kalmaya devam etmiştir. 1970’li yıllarca CHP lideri Bülent Ecevit , “Su Kullananın, Toprak İşleyenindir.” Sloganı ile toprak reformunu gündeme getirmiş, köylünün kentlerden köylere dönmesi ve tarımsal üretimin canlanması için “Köy Kent” projesini ortaya atmıştır. Ama ne yazık ki toprak reformu gibi köy kent projesi de hayata geçememiştir.

Kapitalizmin asıl amacının, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşının öcünü almak, Türkleri eskiden olduğu gibi zahmetsizce sömürmek olduğunu ülkeyi idare edenler anlayamamıştır.

Toprak reformuna engel olan emperyalist güçler, bu kez köylünün elindeki topraklarını alıp onları kentlerin varoşlarına sürme çabasına girmiştir. Bunda kısmen başarılı olmuşlar ve ülkenin tarımını çökertmişlerdir…

Anadolu; toprağıyla, havasıyla, suyuyla, eşsiz doğasıyla, çitçisiyle, köylüsüyle kendine yettiği gibi ürettiği tarım ürünleriyle dünyanın büyük bölümünü doyuracak kapasiteye sahiptir. Kapitalizmin oyunlarını bozup, ona sahip çıkalım.

             

KAYNAK:

1-M.Tevfik Kızgınkaya, Aklın Yolu Cumhuriyet. S. 218

2- Age. S.223

3- Erhan Ünal, Toprak Biterken. S. 97-98

YORUM EKLE
YORUMLAR
İsmet Bozkurt
İsmet Bozkurt - 2 hafta Önce

Milli olma şuuruna sahip olamayan ülkenin vatandaşlarıyız.Denildiği gibi dış güçlerin güdümündeki siyasi partiler liberal ekonomi politikaları izleyerek öz varlıklarımızı dışa peşkeş çekmekte bahis görmemişlerdir.Öyleki siyasi parti liderinin birisi miting alanında planmı pilavmı diyerek pilavı alkışlatmış bir diğeri ise türk parasını koruma kanunu kaldırıyorum isteyen istediği kadar yabancı para bulundurabilir diyerek ülkeyi yabancılara peşkeşekmiştir.sonuç bu gün geldiğimiz nokta savaşarak işgalden kurtarılan topraklarımız tüm verimli arazilerimiz emperyalist güçlere gizlice el altından satılmaktadır.

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @İsmet Bozkurt - 1 hafta Önce

Halkımız ve bizi idare edenler kapitalizmin gerçek amacını anlayamadılar. Dün silahla almak istedikleri topraklarımızı bu gün parayla alıyorlar ve bizim sesimiz çıkmıyor. Bende karınca kararınca elimden geldiği kadar halkı uyandırmaya kapitalistlerin gerçek yüzünü göstermeye çalışıyorum.

CAFER ÇAKIR
CAFER ÇAKIR - 1 hafta Önce

Çok önemli bir konuya yazmışsın. Seni tebrik ederim.

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @CAFER ÇAKIR - 6 gün Önce

Çok teşekkür ederim.