TOPRAK, HAVA, SU, JEOTERMAL VE SERA?

Maden işletmesi, baraj, termik ve jeotermal santral gibi doğada kalıcı değişikliklere neden olacak tesisler kurulmadan önce iyi hesaplanmalı, yer seçimine özen gösterilmelidir…

Anadolu’nun yerüstü zenginliği, yeraltı zenginliğinden daha fazladır…

Bu zenginlik kolay oluşmamıştır. Bir santimetre kalınlığında tarım toprağının oluşması için 150 yıl gerekir.

Aydın tarım bölgesidir. Bölgede yetişen ürünlerin kaliteli ve verimli olması için Pamuk ve İncir araştırma enstitüleri kurulmuştur…

Aydın aynı zamanda antik kentleri, eşsiz doğası ve sahilleri ile turistik bir bölgedir.  

Kentin doğal, tarımsal ve turistik değerleri gözardı edilerek, mevcut 35 jeotermal santrala ek olarak, 64’ü JES olmak üzere 110 jeotermal tesisin yapılması için çaba harcanmaktadır…

Kurulmak istenen tesislerden birisi “Tarıma Dayalı Organize ihtisas” bölgesidir.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü internet sitesinde yayınlanan ve basında yer alan habere göre 1/100.000 ölçekli çevre düzen planlaması değişikliği askıya çıkarılmıştır…(1-1-a)

Daha önce 6 Ağustos 2019 tarihinde ihaleye çıkarılan jeotermal bölgeler, halkın tepkisi ve Efeler Ziraat Odası Başkanının Valiyle görüşmesi sonucu durdurulmuştu… (2) Şimdi tekrar gündeme alındı…

Doğayla dost, havayı, suyu, toprağı ve çevreyi kirletmeyen, insan sağlığını koruyan her türlü yenilik kabulümüzdür. Ancak;

Aydında jeotermal kullanılarak ısıtılacak “Tarıma Dayalı Organize İhtisas” bölgesine ihtiyaç var mıdır? Varsa bu güne kadar neden yapılmadı?

Aydın; incir, zeytin ve kestane diyarıdır. Pamuğu, lif uzunluğu ile nam salmıştır.

Evliya çelebinin deyişiyle “Dağlarından yağ, ovasından bal akar.”

Herodot’un deyimiyle “en güzel gökyüzünün altındaki en güzel yeryüzüdür.”

Binlerce yıldır yapılan geleneksel tarım, yetişen ürünler ve tarihi değerler görmezden gelinmekte, tarım toprakları jeotermal akışkana teslim edilmek istenmektedir.

Tarıma Dayalı Organize İhtisas bölgesi, yeni jeotermal tesis ve santralların kurulmasına zemin hazırlamak için gündeme getirildiyse kabul edilemez…

Aydında 500.000 fazla insan tarımsal faaliyetlerde çalışmaktadır…

İncir, zeytin ve kestane yetiştirmek için seraya gerek yoktur…

Peki, bu serada ne yetiştirilecektir? Yoksa muz ve kesme çiçek mi üretilecek? (3)

Muz yetiştirmek için jeotermal akışkan kullanmaya gerek yoktur. Sultanhisar İlçesinde Jeotermal akışkan kullanılmadan muz yetiştirilmektedir. (4)

Bölgemizde karpuz ve çilek zaten serada yetişiyor, onun için ayrı bir ihtisas bölgesine ihtiyaç yoktur!

Kestane serada yetişir mi?  Pamuk, ayçiçeği, buğday, arpa, yonca, mısır serada yetişir mi?

Aydın’ın ve Türkiye’nin en önemli ihraç ürünlerinden olan ve başka coğrafyada aynı kalitede yetişmeyen Sarılop incir serada yetişir mi?

Bu ürünler serada yetişir ama randımanlı, lezzetli ve ekonomik olmaz…

Kaliteli incir, zeytin ve kestane yetiştirmek için, temiz toprak, temiz hava, temiz su, Güneş ışığı, ısı ve klima özelliği taşıyan hâkim rüzgârlara ihtiyaç vardır.

Isı, ışık ve hâkim rüzgârlar Aydın coğrafyasına Allah vergisidir. Aynı koşulları serada sağlayamazsınız.

Bu güne kadar kurulmuş santrallar seralara akışkan vermedi. Mevcut santralların yarattığı çevre kirliliği giderilmeden yeni santral ve tesislerin kurulması Aydın’ın doğasını ve tarımını yok eder.

Sera projesi, Aydın çiftçisine ve kente gelir getirmek ve istihdam yaratmaktan çok, halkın jeotermal santrallara olan tepkisini kırmak ve yeni kurulacak santral ve tesislerin  halkın gözünde güzel görünmesini sağlamak amacıyla olmasın?...             

KAYNAK:

1-https://aydin.csb.gov.tr/aydin-mugla-denizli-planlama-bolgesi-1-100.000-olcekli-cevre-duzeni-plan-degisikligi-duyuru-408522

1-a-https://www.mansetaydin.com/haber/4917867/aydinin-kaderi-degisecek?fbclid=IwAR2_e7TgTZw-b1E_jOmT349YPoGhG8X_Dz-hJ6tQzaK1gvxiWKQ6wEO9rO8

2-Efeler Ziraat Odası Başkanının Manşet gazetesinde yayınlanan ve 2 Ağustos 2019 tarihinde

     İHA’ ya verdiği demeç.

3-http://www.yenikiroba.com/post.php?ID=12293

4-http://www.aydindenge.com.tr/ekonomi/30/10/2017/sultanhisarda-artik-muz-da-yetisecek

YORUM EKLE
YORUMLAR
Latif Tuna
Latif Tuna - 5 ay Önce

Jeolog değilim, yer altında ne gibi tabakaların, hareketlerın, fiziksel ve kimyasal değişmelerin olduğunu da analitik olarak inceleyebilme gücüm ve kapasitem yok.
Ancak kurulmakta olan jeotermal enerji santrallerinin etkisi ile çevreye yayılan pis koku, artan ısı ve nem oranı, sürekli kulağımıza gelen gürültü, var olduğunu bildiğimiz ve göremediğimiz gazlardan çıkardığım sonucun çevre sağlığı(insan, hayvan, bitki örtüsü) üzerinde son derece zararlı etki uyandıracağı doğrultusundadır. Büyük Menderes Ovası' nda yaşayan insanlar bunun farkında olmalılar, ileride yaşanması mümkün olan olumsuzlukların önünde durabilmek için çevre sağlığı ile aktif meşgul olan yasal çalışan sivil toplum kuruluşları yanında yer almalarının ve katkıda bulunmalarının çok faydalı olacağına inanıyorum. Çevremiz sağlığına önem verelim ve katkıda bulunalım.

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @Latif Tuna - 5 ay Önce

Yorumun için teşekkür ederim. Çevre temizliği ve çevre sağlığı insan geleceği için çok önemlidir. Yazımda da belittim. Doğayla dost olan her şey kabulümüzdür.

Cafer Çakır
Cafer Çakır - 5 ay Önce

Beğendim . Tebrikler.

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay @Cafer Çakır - 5 ay Önce

Teşekkür ederim.

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay - 5 ay Önce

Yorumun için teşekkür ederim. Bilimsel verilerin yanında kokladığımız, soluduğumuz hava bile değişti. Eskiden portakal çiçeği kokardı şimdi çürük yumurta kokuyor..

Mehmet Güngör
Mehmet Güngör - 5 ay Önce

1. Sınıf tarım toprağında JEOTERMAL OLMAZ.
Sera suni tarım yöntemidir.
4 mevsim ürün alınan topraklarda suni tarım uygun değildir.
Sera söylemi gaz alma çabasıdır.
Aydın'da yerin üstü altından daha kıymetlidir.

İsmail Türkbay
İsmail Türkbay - 5 ay Önce

Eve haklısınız, Aydın coğrafyasında yer-üstü zenginliği hiç bir coğrafyada olmadığı kadar değerlidir. Toprakların koruma altına alınması gerekir.

Ali Rıza ÇOBAN
Ali Rıza ÇOBAN - 5 ay Önce

Çevre ve insan sağlığı parayla ölçülemez çok iyi değerlendirilmelidir nacizane TAVSİYELERİMLE